in

Ne Demek Bilincimi Kaybedeceğim! Tüm Yönleriyle Araştırdık: Anestezi Nedir?

Ameliyat korkusunu muhakkak duymuşsunuzdur.

Bunun en büyük sebeplerinden birisi bilinci tamamen kapatarak bedeni bir başkasına, özellikle de elinde birtakım kesici aletler olan beyaz gömlekli birine teslim etme kaygısından kaynaklanıyor. İşte bu yazımızda sizin için anestezinin ne olduğunu ve anestezi yerine kullanılabilecek opsiyonların olup olmadığını araştırdık! Bakalım bakalım!

Anestezi Nedir?

Ne zaman size bir bilgi verdik de kelime kökünü vermedik, ey Emoji ailesi! 

Anestezi Yunanca olumsuzluk ön eki olan ‘-siz, -sız’ anlamındaki “an-“, ve “aesthētos” yani hissetmek kelimelerinin birleşimleri sonucu oluşmuş. Genellikle cerrahi müdahalelerden önce uygulanan, bedenin tümünün ya da belirlenmiş bir bölümünün ağrıyı duymaması, hissetmemesi, duyarsız hâle gelmesi için yapılan işleme bu ad veriliyor.

Anestezi, ameliyatlarda hastaların bunu ağrısız ve hatırlanmayan işlem olarak algılamasını sağlıyor. Yani hem hastanın psikolojik olarak bedeninin bütünlüğünün yitirildiğini görmesini engelliyor. Hem de duyabileceği çok muhtemele acıları elimine ediyor.

hasta bayılma

Güvenli bir şekilde ameliyatın yapılabilmesi için, duyunun ortadan kaldırılması haliyle oldukça gereklidir, ama yeterli değil. Hastaların ameliyatta solunum, dolaşım gibi fonksiyonlarının da kontrol altında tutulması gerekiyor. Otomatik olarak çalışan, nefes almamızı sağlayan kasların bile anestezi altında çalışmama ihtimali var çünkü. Bunun kontrolü de tamamen işin sorumlusu yani anestezi doktoru tarafından sağlanıyor.

Anestezi ameliyatlarda tam 150 yıldır kullanılan bir yöntem. Gelişmelerle daha konforlu ameliyatlar yapılmaya çalışılıyor.

Anestezi Türleri

uyutma

Genel anestezi: Hastanın anestezi altındayken tamamen şuursuz olması durumuna genel anestezi adı veriliyor. Bu işlemde çok sayıda ilaç kullanılıyor. Bunların içinde damardan verilen ilaçlar olduğu gibi, oksijenle birlikte verilen gazlarda bulunuyor. Eskiden sıkça kullanılan eter ise, artık sadece eski Türk filmlerinde kalmış durumda.

Bölgesel anestezi: Ameliyatta hastanın vücudunun bir kısmının uyuşturulmasına bölgesel anestezi uygulaması deniyor. Bu anestezi türünün spinal, sinir bloğu, epidural gibi türleri de bulunuyor. Özellikle Doğumhanelerde epidural sıkça kullanılıyor.

Lokal anestezi: Bu anestezi türü küçük operasyonlarda kullanılıyor. Sadece işlem yapılan kısım uyuşturuluyor. Anestezi uzmanının daima orada olması gerekmez. Dişçilerde yapılan anestezi de bu kategoride.

karikatür
*Erdil Yaşaroğlu

Keşke ağdacıda da olsa, dediğinizi duyar gibiyiz. İnanın uzun zamandır bir dileğe bu kadar katılmamıştık.

Anestezi Doktoru Ne Yapar?

Anestezi doktoru ameliyattan önce, ameliyattan sonra devamlı olarak hastanın yanında olarak yardımcı olur. Örneğin ameliyat öncesinde hastanın sağlık durumunu inceleyerek, yapılacakları anlatan ve sorulara cevap veren kişidir. Yapılması gereken tedavi ve muayene hakkında bilgi verip, bir de üstüne anestezi öncesinde gereken ilaçların alınmasını sağlar. Yapılan muayene sonrasında, hastalığın durumuna uygun anestezi türünü belirler.

doktor çizim

Ameliyat süresince hastanın ameliyat süresince ağrı duymaması için geren ilaçları verir, kalbin ve akciğerlerin çalışmasını kontrol altında tutar, diğer organların iyi çalışması için tedavileri uygular ve hastaya gerekli olan serum, ilaç ve kanı verir. Bütün bu işlemler yapılırken, hastalar bundan tamamen habersizdir. Ameliyat süresince sürekli hastanın yanında olan, sağlığını kontrol eden de odur. Bu sırada cerrah rahatlıkla kendi işini yapmaya, kesip biçmeye devam eder.

Ameliyattan sonra ise anestezi doktoru hastanın uyandırılması işini de üstlenir. Zira ilaç etkisinde derin uyuyan birini, başka birinin sakince kaldırması gerek. Hastanın ameliyatta verilen ilaçların etkisinden kurtulması, ameliyat sonrasında ağrı duymaması, sağlıklı kalınması için gerekli bakımın uygulanması adeta bir anne şefkati işini üstlenen bu anestezi doktoru tarafından yapılmaktadır.

Geldik En Zor Kısma: Anestezi Sırasında Oluşabilecek Riskler

Hastalarda en sık ses kısıklığı, boğaz ağrısı, kusma, bulantı ve nabız atışında artma ya da azalma etkisi görülebilir. Bunların dışında nadiren boyun ağrısı, boğaz hasarı, dil ve diş hasarı, alerji, ses tellerinde, soluk borusunda, yemek borusu ve boyun omurlarında hasar oluşabilir. Tabi bunlar oldukça nadir olsa da, insanlar bu işin başka bir yolu yok mu diye düşünüyor.

karikatür
*Erdil Yaşaroğlu

Genel anestezi ilaçları özellikle hastaların ameliyat sırasında genellikle baygın, ya da bilinçsiz olmayı yeğlemelerinden ötürü çok yaygın olarak kullanılıyor. Oysa, Pennsylvania Üniversitesi anestezi uzmanlarından Lee Fleisher genel anestezi uygulanarak yapılan ameliyatların yaklaşık üçte birinin lokal anesteziyle yapılabileceğini belirtiyor.

Yine de, çok sayıda anestezi uzmanı insanların birtakım kimyasallarla uyuşturulmasından büyük bir tedirginlik duymaktalar. Bunlardan biri şimdi Liege ekibinin başında olan Marie Elisabeth Faymonville idi. Kendilerine narkoz verilen hastaların genellikle ayılmada güçlük çektiklerine tanık olan Faymonville, kendi de narkozlu bir ameliyat geçirdiğinde bilişsel ve belleksel işlevlerinin bundan etkilendiğini fark etti. Ve anestezisiz bir ameliyat yöntemi araştırmak için 1992 yılında çalışmalara başladı.

Peki hiç anestezi kullanmadan ameliyat olmak mümkün mü?

Anestezisiz Ameliyat Mümkün Mü?

Narkozun uzun erimli etkileri konusunda bugüne dek yapılan araştırmaların çoğunun hayvanlar, ya da kültür hücreler üzerinde yapılmış olması, bunun insan beynini nasıl etkilediği yönünde kesin bir sonuca ulaşılmasını güçleştiriyor. Araştırmalardan elde edilen veriler de bu konuda kafa karıştırıcı birtakım ipuçları sunuyor.

anestezisiz

Söz gelimi, çok sayıda araştırma genel anestezi uygulanan kişilerin sonradan Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklara yakalanmaya daha eğilimli olduklarını ortaya koyuyor. Pennsylvania Üniversitesi’nden Roderick Eckenhoff tarafından geçen yıl yapılan ve her yıl yaklaşık yüz milyon kişiye uygulanan narkoz ilaçlarının bu hastalıklarla ilintili olup olmadığının incelendiği bir araştırma bazı anestezi ilaçlarından az bir miktarın bile proteinlerde anormal bir öbeklenmeye yol açabileceğini ortaya koymuş durumda.

anestezi etki uzun

Eckenhoff bu düzeneğin söz konusu hastalıkları körükleyebileceğine inanıyor. Narkozun olası bir başka zararlı etkisi de bağışıklık sistemiyle ilintili. Georgia Tıp Fakültesi anestezi uzmanlarından Steffen Meiler uçucu anestezi ilaçlarının bağışıklık sisteminin uyum sağlama yetisini azalttığı yönündeki kanıtların giderek arttığını belirtmiş. Çok sayıda araştırma solunum yoluyla bedene aktarılan anestezi ilaçlarının akyuvarlardaki hücrelerin ölümüne neden olduğunu ortaya koyuyor. Ancak Meiler kesin bir sonuca varılmadan önce tüm bu bulguların çok daha ayrıntılı bir biçimde incelenmesi gerektiğine inanıyor.

Hipnoz ile Ameliyat!

Oldukça cesur olan bir kadın, Pippa Plaisted, daha önce geçirdiği ameliyatların sonrasında narkozun olumsuz etkilerinden uzunca bir süre kurtulamadığı için, alternatif bir yol denemeye karar veriyor. Ve bu kadın, meme kanseri ameliyatı gibi ciddi bir işi, hiçbir anestezi ilacı almadan, sadece hipnoz ile yapıyor!

hipnozla ameliyat

Meme kanseri ameliyatı olan 46 yaşındaki bu kadın, normal koşullarda 45 dakika süren bu ameliyat için gerçekten de hiçbir uyuşturucu ya da ağrı kesici almadı!

Ameliyatı yapan Londra’da hipnoterapi uzmanı Charles Montigue, hastasına anestezik ilaçlar uygulamak yerine, baş parmağını Plaisted’in alnına dayamak suretiyle onun ameliyattan birkaç dakika önce hipnozla transa geçmesini sağladı. Gözleri kapalı olmasına karşın, uykuya dalmayan Plaisted ameliyatın her aşamasında bir sonraki adımda neler olacağı konusunda cerrahın sakin bir sesle kendisine verdiği açıklamaları dinlediğini söyledi.

Pippa Plaisted, daha önceleri de ameliyat korkusunun üstesinden gelmesi amacıyla hipnoterapi yöntemi ile çalışmıştı. Ancak bu yöntem kendisine ilk kez bir ameliyat sırasında denendi. Uyuşturulmadan ameliyat fikri çoğumunun tüylerinin diken diken etse de, hipnozla ameliyat yönteminin uygulandığı tek örnek bu değil.

Tek Örnek Değil!

Artık çok sayıda doktor, bölgesel ya da genel uyuşturma yerine hipnozu kullanıyor. Son yıllarda binlerce ameliyatta bu yöntem tercih edildiği biliniyor. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden hipnoz uzmanı Profesör David Spiegel, ‘Hipnoz ağrı kesici olarak ilaçtan aşağı kalmaz’ diyor. Hipnoz gerçekten de ağrı kesici ve yatıştırıcılar gibi etkili olabilir. Ancak, Pippa Plaisted’in durumunda olduğu gibi ameliyat sırasında hiç anestezi yapılmazsa, hastanın uyanma riskini göze almak gerçekten büyük bir cesaret gerektiriyor. Plaisted’in sadece hipnotize edilmediğini, derin transa sokulduğunu söyleniyor. Doktor Spiegel ise, araştırmalara göre yetişkin insanların yalnızca yüzde 10-15’inin derin transa girebildiğini belirtiyor.

hipnoz saat

Belçika’daki Liege Hastanesi’nin anestezi uzmanları da “hipnozla uyuşturma” adı verilen bu yönteme sık sık başvuruyorlar. Uzmanlar lokal anestezi ve kimi analjezik ilaçlarla birlikte kullanıldığında tıbbi hipnozun genel anestezinin yerini tutabilecek son derece etkili bir seçenek olduğuna dikkat çekiyorlar.

Liege ekibi bugüne dek 4800’ü aşkın büyük ve küçük çaplı cerrahi işlemde bu yöntemden yararlandı. Başka sağlık kuruluşlarında da hipnozla uyuşturma yöntemi giderek yaygınlık kazanıyor.

Faymonville ekibi şimdi de, lokal anesteziyle tüm sinirlerin uyuşturulamadığı mide, göğüs ve ortopediyle ilgili cerrahi işlemler gibi zorunlu durumlarda genel anesteziden yararlanıyor.

Ancak genel anestezinin güvenirliği konusunda hala kuşku duyuyor ve bu ilaçların uzun erimde beyinde ne tür etkiler yarattığının henüz bilinmediğine dikkat çekiyor.

hipnoz

Bu arada Liege ekibi de her geçen gün hipnozla uyuşturmanın çarpıcı yararları olduğu yönünde kanıtlar elde ediyor. Hipnozla uyuşturulan hastalarda öncelikle daha az kanama oluyor. Bu da cerrahi işlemlerin, özellikle de yoğun kanamalara yol açan burun ve meme ameliyatlarının başarıyla yerine getirilmesini kolaylaştırıyor.

Narkoz uygulanan hastalarda kanamanın daha çok olması anestezi ilaçlarının kan damarlarının sıkışmasını engellemesinden kaynaklanıyor. Genel anestezi uygulanan hastaların düzenli soluk alıp vermelerinin kontrolü için solunum aygıtına bağlanmaları da gerekiyor.

Bu da hastanın göğsünde ek bir basınç yaratıyor ve kanamanın daha da artmasına neden oluyor. Oysa hipnozla uyuşturulan hastalar çok daha kolay soluk alıp verebiliyorlar.

Cerraha Yardımcı Bir Yöntem

Hipnozla uyuşturulan hastalar ameliyat boyunca uyanık olduklarından cerraha yardımcı bile olabiliyorlar. Söz gelimi, yaşlılık ya da yüzdeki bir travma nedeniyle sarkan göz kapaklarının onarımı sırasında hastanın katkısı büyük bir önem taşıyor. Çünkü görme duyusunun sağlığa kavuşturulması yönündeki bu son derece ustalık gerektiren ameliyatta ayarlamaların kusursuz olması gerekiyor. Hipnozla uyuşturma, görünüşe bakılırsa, hastanın iyileşme sürecini de kısaltıyor.

2000 yılında 20’si genel anesteziyle, 20’si hipnozla tiroid ameliyatı geçiren 40 hastayı karşılaştıran Faymonville ekibi genel anestezi uygulananların 36 günde, hipnozla uyuşturulanların ise 10 günde sağlıklarına kavuştuklarına dikkat çekiyor.

İlginç Bir Deney

Bir fMRI deneyi hipnozlu beynin ağrı duygusuna bilinçli olarak yön verebildiğini ortaya koyuyor. Pittsburgh Üniversitesi’nden Stuart Derbyshire önderliğindeki ekip, şiddetli ağrılara yol açan romatizmal bir hastalık olarak bilinen fibromiyalji hastalarına hipnoz uygulayarak kafalarında ağrılarını gösteren bir kadranı düşlemelerini istedi.

Hastalar bu düşsel kadran çevrildiğinde ağrıyı daha az hissettiklerini belirtirken, fMRI görüntüleri de beynin ağrıdan sorumlu bölgesindeki etkinliğin azaldığını doğrulamaktaydı.

Anestezi korkutucu bir seçenek ve tıp dünyasının bu konuyla ilgili hala birçok kaygısı var. Ancak hipnoz daha da korkutucu bir seçenek ve “Filanca yaptırmış, beni de uyutun!” demeden önce, birkaç senası izlemek neredeyse şart.

doktorlar bayılma

Bu sebeple iyice araştırmanızı ve herhangi bir ameliyata gerek duymamak için vücudunuza iyi bakmanızı öneriyoruz!

Bir de size buraya bir bonus film bırakıyoruz!

B O N U S ! – FİLM!

ANESTEZİ (AWAKE) – 2007

Yönetmen: Joby Harold

Süre: 84 Dk.

(Gerilim – Fantastik)

Clay (Christensen), geçirdiği açık kalp ameliyatı sırasında ‘anestezik fakındalık‘ adı verilen durumu yaşamaktadır. Yani olup bitenin tamamen farkında olacak şekilde uyanıktır, operasyonu tüm acısıyla hissedebiliyordur ancak yine anestezinin etkisiyle vücudu hiçbir şeye tepki gösteremeyecek şekilde paralize olduğundan, ameliyat ekibinin bundan haberi yoktur. Clay’in genç karısı Sam (Alba), ameliyat sırasında hayati kararlar vermek zorunda kalırken, Clay’de kendi zihni içinde tekinsiz bir yolculuğa çıkar. İlk kez yönetmen koltuğuna oturan Joby Haroldun imzasını taşıyan bu gerçeküstü psikolojik gerilim; şimdiden Memento ve Sixth Sense ile karşılaştırılıyor.

Okuduğuna değdi mi?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Comments

comments

yapay zeka aşk

Bu Yapay Zeka İlişkinizin Ne Zaman Biteceğini Söylüyor!

Köyünden Çıkmadan Dünyayı Okuyan Bedriye Teyze’yle Tanışın! 😍