• in

    Minnoş

    Dünyanın En Sevimli Kirpisi Azuki Kampa Giderse Neler Olur? ⛺️

    I asked Coleman to help me build a tent. The inside of the tent is comfortable🤗 『コールマンさんに手伝ってもらいながらテントをたてたよ〜。テント⛺️の中は居心地が良いなあ〜😊💕』 . あずき無事にテント設営できました! テントの中から『いいでしょ!』って顔で覗いてきます。 . . . #outdoorwagon #wagon #tent #テント #アウトドアワゴン #ワゴン #coleman #コールマン #キャンプ #camp #ミニチュア #miniature #はりねずみ #ハリネズミ #針鼠 #ふわもこ部 #hedgehog #pygmyhedgehog #cuteanimals #はりねずみのあずき #hedgie #Hérisson #igel#riccio #Erizo #고슴도치 #刺猬 #africanpygmyhedgehog #hedgehogazuki #あずきのキャンプ

    A post shared by あずき/azuki (@hedgehog_azuki) on

    Instagram bizim olduğu kadar küçük dostlarımızın da paylaşımlarıyla dolup taşıyor son zamanlarda…

    Bu paylaşımlar arasında bazen öyle fotoğraf kareleri yer alıyor ki, insanın aklı başından gidiyor.

    İşte karşınızda sevimli kirpi Azuki ve insanın gözlerinden kalpler çıkmasına neden olan kamp paylaşımları! 😍 😍 😍

    Azuki’nin Kamp Maceraları

    Kampa Hazırım!

    I asked Coleman to help me build a tent. The inside of the tent is comfortable🤗 『コールマンさんに手伝ってもらいながらテントをたてたよ〜。テント⛺️の中は居心地が良いなあ〜😊💕』 . あずき無事にテント設営できました! テントの中から『いいでしょ!』って顔で覗いてきます。 . . . #outdoorwagon #wagon #tent #テント #アウトドアワゴン #ワゴン #coleman #コールマン #キャンプ #camp #ミニチュア #miniature #はりねずみ #ハリネズミ #針鼠 #ふわもこ部 #hedgehog #pygmyhedgehog #cuteanimals #はりねずみのあずき #hedgie #Hérisson #igel#riccio #Erizo #고슴도치 #刺猬 #africanpygmyhedgehog #hedgehogazuki #あずきのキャンプ

    A post shared by あずき/azuki (@hedgehog_azuki) on

    Odunları da Topladık!

    Barbekü Zamanı

    Ohhh Keyif!

    Gelmişken Bir Kano Yapmak Şart!

    Böyle Rahat Yok

    Kaynak

    BONUS: Birbirinden Tatlı Evcil Hayvanların Instagram Hesapları

    Azuki’in fotoğraflarına aşık olduysanız sizi diğer birbirinden sevimli hesapların derlendiği yazımıza alalım.

  • in

    Sevdanın Kara Saçlı Kadını: Gülten Akın Kimdir?

    COVER

    Gülten Akın, en güzel sevdaların kara saçlı kadını… Birçok hayatı tüm bir ömre sığdırmış, sadece uzun değil bir de dolu dolu yaşamış olan bu güzel şairi yad etmek için bir fırsat olarak düşündük gelen sonbaharı, bu yazıyı da böylece kaleme aldık. Umarız, dizeleri dokunur size de.

    şiir parçası

    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya.

    Gülten Akın Hakkında

    Gülten Akın, cumhuriyetin ilk yıllarında dünyaya geldi. Ocak ayının 23’ünde doğmuş bir kış bebeğiydi. Yıl; bin dokuz yüz otuz üç, yer; Yozgat. Sorgun’da büyümüş bir kadın, bugün tüm ülkenin geçmişini dizelerine dökebilecek kadar her soluğunu yaşamış bu ülkenin. Her insanıyla tanışmış kadar samimi, her gününü görmüş kadar yorgun.

    kısa saçlı

    Sene bin dokuz yüz kırka gelirken, Gülten de Ankara’ya göç etti. Önce Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde, sonra ise Ankara Hukuk Fakültesi’nde okudu. Ankara kadar içe kapanık başlayan şiir yaşamında da bu yüzden önce İkinci Yeni Akımına yakın bireyci şiirlerle başladı. Daha sonra, Ankara kadar toplum kokan biri olduğunu keşfedip, toplumcu şiire döndü yüzünü.

    Küçük, küçücük bir kızken
    Unutacak mısın yüreğim
    Bir kurdele bir pabuç yüzünden
    Unutacak mısın yüreğim

    Şimdi de onulmaz korkundur
    Evde ekmeğin tükenmesi
    Un biter, ekmek biter, gelsin ödünçler
    Unutacak mısın yüreğim

    Başın dönerdi sabahları
    Her atılan bomba bir parça
    Yiyecek alır giderdi
    İkinci Dünya Savaşı sırtından geçti
    Unutacak mısın yüreğim 

    Evlendi ve Anadolu’da Her Yere Gitti

    Evlilik onun için kadınların yazgısı sayıldığı gibi, ayak bileğinden eve zincirli olmak değildi. Bin dokuz yüz elli altı yılında Yaşar Cankoçak ile evlendi. Birlikte bu dünyaya beş tane çocuk büyüttüler. Buna karşın, Yaşar beyin bir kaymakan olması sebebiyle Anadolu’nun çok şeitli yerlerinde çalışmak ve yaşamak için gittiler. Örneğin Gevaş’a, Alucra’ya, Gerze’ye, Saray’a… Maraş’a… Gülten Hanım boş durmadı buralarda, hukuk mezunu bir kadındı, ne de olsa. Yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı. Bin dokuz yüz yetmiş ikide Ankara’ya dönene dek, çalıştı.

    aile fotosu

    Ankara’da ise, demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluş çalışmalarında aktif bir rol alarak, yüzünü yeniden toplum için üretmeye döndü. İnsan Hakları Derneği (İHD), Dil Derneği, Halkevleri (HE) gibi birçok kuruluşun hem kuruculuğunu hem de yöneticiliğini yaptı.

    Dört duvar arasına sığmayan bir insandı.

    Dört duvar arasına sığmayan bir kadındı.

    İçinde ayıp, dışında geçim, sol yanında sevgi vardı.

    siyahbeyaz

    Uzaktı dön yakındı dön çevreydi dön
    Yasaktı yasaydı töreydi dön
    İçinde dışında yanında değilim
    İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi
    Bu nasıl yaşamaydı dön

    Onlarsız olmazdı, taşımam gerekti, kullanmam gerekti
    Tutsak ve kibirli -ne gülünç-
    Gözleri gittikçe iri gittikçe çekilmez
    İçimde gittikçe bunaltı gittikçe bunaltı
    Gittim geldim kara saçlarımı öylece buldum

    Kestim kara saçlarımı n’olacak şimdi
    Bir şeycik olmadı – Deneyin lütfen –
    Aydınlığım deliyim rüzgârlıyım
    Günaydın kaysıyı sallayan yele
    Kurtulan dirilen kişiye günaydın

    Şimdi şaşıyorum bir toplu iğneyi
    Bir yaşantı ile karşılayanlara
    Gittim geldim kara saçlarımdan kurtuldum.

    Edebiyatla Buluşması

    İlk şiiri, Son Haber gazetesinde bin dokuz yüz elli birde yayımlandı.

    Ardından Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde de şiirleri çıktı.

    Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı. Seksen öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı.

    Geçiş döneminin en güzel şiirlerinden biri, aşkın itirafı ve kavganın çağrısı ile el ele yürüyebilme cesaretini taşıdı:

    SENİ SEVDİM

    Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
    “Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil
    Nasıl yürür özsu dal uçlarına
    Ve günışığı sislerden düşsel ovalara

    Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
    Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
    Yitik ceren arayı arayı anasını buldu
    Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
    Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi
    Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

    Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
    Ve onların yoğun boyunlu kadınları
    Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa
    Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce
    Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde
    Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce
    Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
    Senet senet satılmadan önce
    Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp
    Tanrı parsellenip kapatılmadan önce
    Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin.

    plaj foto

    Gülten Akın’ın Edebiyatında Halk

    Şiirlerinde büyük ölçüde folklor, yani halk bilimi öğelerinden büyük bir özenle yararlanmış. Şiir üzerine yazılarını bir araya getiren ve bin dokuz yüz seksen üç yılında yayınladığı “Şiiri Düzde Kuşatmak” kitabında, halk kaynağına inme isteğini, “Halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak” sözleriyle açıklamıştır.

    Toplumcu gerçekçi şiirini oldukça iyi özümsemiş, halk şiiri geleneğinden etkilendiği bilindiği ve bunu kendisi de sıkça dile getirdiği hâlde halk şiirinin basmakalıp ifadelerine şiirlerinde yer vermemiştir. Son dönemin en büyük Türk şairlerinden sayılması belki de biraz bununla ilgilidir. Şiirlerinde Anadolu insanın şiirini yakalamayı amaç edinmiş gibidir. Muhtemelen de bu düşünceden yola çıkarak, bazı şiirlerinde halk söyleyişlerini olduğu gibi kullanır.

    yaşlılık dönemi

    Doğan Hızlan onun şiirini “köyden kente yalın ayak giren insan” dizesiyle açıklamaktadır. Bu köyden kente göçmüş insan da, kendi geçmişinden yola çıkıldığında yakından tanıdığı bir figürdür. Bu figür, sonradan, şiirlerinde sıklıkla ve ustalıkla işlediği bir tema olacaktır. Şiirlerinin başat teması ise, aslında çocuklardır. Acıyı da umudu da genellikle çocuklar üzerinden verir. Bunun en önemli sebeplerinden birisi, oğlu cezaevindeyken yaşadıklarıdır.

    Şiirleri pek çok dile çevrilmiş ve kırktan fazla şiiri bestelenmiştir. Bestelenen en ünlü şiirlerinden biri, Sezen Aksu’nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsü’dür.

    ölümünden sonra çizim

    Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
    Elimi uzatsam tutsam götürsem
    Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
    Anlasan

    Elimi uzatsam tutamasam
    Olanca sevgimi yalnızlığımı
    Düşünsem hayır düşünmesem
    Senin hiç haberin olmasa
    Senin hiç haberin olmaz ki
    Başlar biter kendi kendine o türkü

    Yağmur yağar akasyalar ıslanır
    Bulutlar uçuşur geceleyin
    Ben yağmura deli buluta deli
    Bir büyük oyun yaşamak dediğin
    Beni ya sevmeli ya öldürmeli

    Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
    Böcekler gibi başlamalı yeniden
    Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
    Yan garipliğine yürek yan
    Gitti giden.

    2000’li Yıllar

    Sene iki bin sekize geldiğinde Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ölümünden sonra Milliyet gazetesinin yaptığı yaşayan en büyük şair araştırmasında Gülten Akın en çok oyu aldı. Bundan sonra, şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan adlı kitabını iki bin on üç yılında yayımladı ve bu kitabı ile Metin Altıok Şiir Ödülü’ne layık görüldü.

    kırsalda renkli

    Yaşamının her anını, yaşadığı her şeyi ince ince eleyerek ve elediklerini dağıtıp dünyayı güzelleştirerek geçirdi.

    Gülten Akın, şiir dışındaki edebi türlere fazla ilgi göstermedi ancak yedi adet kısa oyun yazdı. Ürettiği tiyatro metinlerinde kadın, evlilik, düzene yönelik eleştiriler, yoksulluk, yalnızlık, yaşlılık ve yabancılaşma gibi konular üzerinde durdu.

    Aldığı Ödüller

    Her biri için uzun uzun methiye dizmeye gerek yok. Zaten halkın oylamasından birinci çıkan bir şairden söz ediyoruz. Bu yüzden sıralayalım gitsin:

    1955 – Varlık şiir yarışmasında birincilik ödülü

    1964 – Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü, Sığda ile

    1972 – TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda Başarı Ödülü, Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı ile

    1976 – Yeditepe Şiir Armağanı, Ağıtlar ve Türküler ile

    1991 – Halil Kocagöz Şiir Ödülü

    1992 – Sedat Simavi Edebiyat Ödülü

    1999 – Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü

    2003 – Dünya gazetesi Yılın Telif Kitabı Ödülü

    2008 – Erdal Öz Edebiyat Ödülü

    2014 – Metin Altıok Şiir Ödülü

    şiir kitabı

    Ancak belki de, kendisine verilmiş en güzel ödüllerden biri, Cemal Süreya’nın ona taktığı Ümmüşiir lakabıdır. Ümmüşiir, Şiirin Anası anlamına gelmektedir. Hem bir anne, hem bir şair, hem de bir sokak kavgacısı olarak, Gülten akın bu unvanı her harfi ile sonuna dek hak etmiştir.

    Yaşamının Sonu

    Onu en çok etkileyen ve üzen olaylardan biri, oğlunun cezaevine girişini dışarıdan izlemek zorunda kalan bir anne olması idi.

    Oğlu bin dokuz yüz seksenlerde, Ankara’da bir banka soygununa katıldığı gerekçesiyle tutuklandı. Daha sonra dosyası Şentepe Devrimci Yol davasıyla birleştirildi. Gülten Akın, oğlunun önce müebbet hapse mahkum edildiğini gördü. Ancak sonra cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Ancak Gülten Akın oğlunu bu süreçlerde hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Kendisi, nasıl ki toplumun cinsiyetinin etrafına ördüğü duvarları yıkmayı başardıysa, oğlunun cezaevi günlerinde yaşadıklarını şiirine yansıttı. Böylece, duvarların içerisindeki seslerin dışarıda yankılanmasını sağladı. Bin dokuz yüz seksen altıda yayınlanan 42 gün adlı kitabında Mamak Cezaevi’nde süren açlık grevini anlattı.

    Geri kalan yaşamını ise Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde sürdürdü.

    4 Kasım 2015 tarihinde, tedavi görmekte olduğu hastanede hayatını kaybetti.
    Cenazesi 6 Kasım 2015 Cuma günü Kocatepe Camii’nden kaldırılarak Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.

    82 yaşında

    BİR KAYIĞA BİNER GECELERİ

    Tadını, yağmura duygulanmanın
    Paylaşır kuşlarla biri gizlice
    Gülmesini tutamamış bir sincap
    Sallanır utanç bahçesinde

    Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden
    Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen

    Uzun sokakların ucunda evleri
    İlk denemelerden geri dönülmüştür
    İtildikçe, içe durduğu bilinen
    Bazı dostları yitirmeye gidilir

    Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden
    Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen

    Bir kayığa biner geceleri
    Sığlıkta o kadın tek başına
    Dua biçiminde inceltir korkuyu
    Sunar içtenliksiz, tanrısına

    Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden
    Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen.

    Veda İçin

    O zaman yine daha sonra Grup Yorum tarafından bir şarkıya katılmış sözlerini, kendi sesinden, şiir haliyle dinleyelim. Bu şarkının öyküsü de ayrıca hüzünlüdür, ve oğlu cezaevinde olan bir annenin korkularını nasıl temellendirdiğini anlatır.

    Erdal Eren, idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazetecilere “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söylemişti.

    İşte Gülten Akıni bu şiiri, onun ve diğer çocukların anısına yazmıştır. Bunu anarak ve hatırasını kalbimizde sıcak tutarak, sevdanın kara saçlı kadınına veda edelim:

     Büyü

    Büyü de baban sana
    Büyü de
    Acılar alacak
    Büyü de baban sana
    Büyü de
    Yokluklar alacak
    Büyü de baban sana büyü de
    Bitmez işsizlikler açlıklar alacak
    Büyü de
    Büyü de baban sana
    Baskılar işkenceler alacak
    Kelepçeler gözaltılar zindanlar alacak
    Büyü de
    Büyüyüp on yedine geldiğinde
    Büyü de baban sana
    İdamlar alacak

  • in

    Dünya Üzerinde Girmenin Yasak veya İmkansıza Yakın Olduğu 10 Yer 😯

    İnternetin büyük bir kısmını içinde barındıran Google Data Merkezi’nden gizli Moskova Metrosu’na kadar dünya üzerinde girmenin imkansız olduğu 10 yeri öğrenmeye ne dersiniz?

    İşte dünya üzerinde girmenin yasak ya da imkansız yakın olduğu 10 yer

    10. Moskova Metrosu- 2

    Moskova Metrosu dünyanın en gelişmiş metro ağlarından birine sahip. Ancak bir de Moskova Metrosu 2 adında gizli bir metro hattı daha bulunuyor. Normal metroya paralel uzanan bu metro hattı 2. Dünya Savaşı döneminde Rus istihbarat örgütü KGB tarafından inşa edildi. Bu hattın varoluş nedeni hakkında net bir bilgi olmasa da bu hattın Rus istihbarat örgütünden Kremlin sarayına ve devlet havalimanına ulaşım imkanı sağladığı düşünülmekte.

    9. Pine Gap, Avustralya

    Orta Avustralya’da bulunan bu bölge devlet ve CIA tarafından yönetiliyor. Gözetleme merkezi olduğu düşünülen bu bölgede neyin gözetlendiğini bilense yok. Ancak bilinen tek şey, bu bölgeye girmenin imkansız olduğu.

    Kimilerine göre burası devletin uzaylılar üzerinde çalışmalar yaptığı bir tesis. 👽

    8. Room 39, Kuzey Kore

    Büro 39 adıyla da bilinen Room 39, aslında Kuzey Kore’deki yabancı paraları tespit etmek amacıyla kurulan gizli bir örgüt. 1970’de kurulan bu örgüt bir anlamda Kuzey Kore’nin para dedektifi işlevini görüyor. Kara para aklama, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi illegal faaliyetler yürüttüğü düşünülen bu örgütün binasına az sayıdaki resmi görevli dışında girmek neredeyse imkansız.

    7. Vatikan Kütüphanesi

    Burası sadece bir kütüphane değil. Burası Vatikan Kütüphanesi! Sadece birkaç din adamının girebildiği bu kütüphaneye giremiyorsunuz ama kitapların kopyalarını e-mail üzerinden alabiliyorsunuz. Vatikan bile dijital çağa ayak uydurmuş!

    6. Lascaux Mağarası, Fransa

    Güneybatı Fransa’da bulunan bu mağarada 17.500 yıllık mağara resimleri bulunuyor. Paleolitik Çağ’dan kalma bu resimleri bir zamanlar turistler bile görebiliyordu ancak güvenlik ve koruma nedeniyle buraya girmek artık pek mümkün değil.

    5. Bohemian Club, Kaliforniya

    Gizli tarikat filmlerini andıran bu koru, Kaliforniya’nın Monte Rio bölgesinde yer alıyor. San Francisco merkezli bir kulübe ait olan bu koruda her yaz 2 haftalık bir kamp düzenleniyor. Bu kampa ise dünyanın en güçlü ve zengin insanları katılabiliyor. Sen ben giremeyiz yani! 😏

    4. Mezghorye, Rusya

    Rusya’nın nükleer bomba geliştirme merkezi olduğu düşünülen Mezghorye, sizin de takdir edebileceğiniz gibi çok sıkı korunuyor ve sadece özel yetki sahibi kişiler girebiliyor buraya.

    3. Disney 33 Exclusive Club, Florida

    Florida’daki Disneyland’de bulunan bu kulübe sadece üyeler girebiliyor. ABD Başkanları, iş adamları ve aktörlerin girebildiği bu kulübe girmek için epey önemli bir pozisyona sahip olmak gerekiyor.

    2. 51. Bölge, Nevada

    Area 51 adıyla da bilinen bu üs, ABD’nin Nevada eyaletinde yer alıyor. Las Vegas’a oldukça yakın bir mesafede bulunan bu üste, tahmin edeceğiniz üzere ABD ordusu için silah ve hava aracı geliştiriliyor. Gerçi içeride daha neler üretiliyordur neler…

    1. Google Data Merkezi, Kaliforniya

    Google demek internet demek. Yani internet üzerindeki hemen her şey bu data merkezinde depolanıyor. Ayrıca bu data merkezinden dünyanın farklı yerlerinde 12 tane daha var. Hepsi de müthiş derecede korunuyor doğal olarak.

  • in

    Hazır Olun! Hepimize Okullarda Söylenmiş Şaşırtıcı 11 Yalanı Ortaya Çıkartıyoruz 😏

    çocuk

    Okullarda okuyup öğrendiğimiz her bilgi doğru mudur? Öğretmenlerimizin bilerek çoğu zaman da bilmeyerek bize söylediği beyaz yalanlar var mı? Sizler için okullarda hepimize söylenen büyük yalanları araştırdık. Bugüne kadar doğru bildiğiniz bilgiler aslında yanlış çıkıp sizi çok şaşırtacak. İşte hazırladığımız okullarda söylenen 11 büyük yalan listesi.

    1. Uzayda Yer Çekimi Yoktur

    Uzayda yer çekimi yoktur çocuklar diyen bir sınıf öğretmeni aslında yalan söylüyordur. Uzayda yer çekimi vardır, Ay’ı dünyanın yörüngesinde yer çekimi sayesinde kalabilir. Ağırlıksız gibi görünen nesneler ise aslında serbest düşüş durumundadırlar.

    2. Elmas Sıkıştırılmış Kömürdür / Elmasla Kömür Akraba Madenlerdir

    Bir büyük yalan da kömürle elmas arasında kurulmaya çalışılan yakın ilişki. Elmas karbondan oluşur ve çoğu kömür madeninden çok daha eskidir. Kömürle elmas madeni arasında da sanıldığı kadar çok benzerlik yoktur.

    3. Edison Ampulü İcat etmiştir!

    Okullarda söylenen en büyük yalanlardan biri de Edison’un ampulü icat eden kişi olarak anlatılmasıdır. Edison ampulü icat etmemiştir sadece onun patentini alan ilk kişidir. Aralarında Tesla’nın da olduğu 22 bilim insanının Edison’dan önce ampulü bulduğu iddia ediliyor. Ampulün gerçek mucidinin kim olduğu ise gerçek bir muamma.

    4. Van Gogh Akıl Hastalığından Dolayı Kendi Kulağını Kesmiştir

    van goth

    Ünlü ressamın kendi kulağını kestiği eski bir mit olarak birçok kez okullarda anlatılır ama olayın aslı ressamın ölümünden sonra aydınlanmıştır. Ressam kulağını kendi kesmemiş, bir kavga sırasında kulağını kaybetmiştir.

    5. Bukalemunlar Kamufle Olmak İçin Renk Değiştirirler!

    bukalemun

     

    Karşımızda bir büyük yalan daha var! Bukalemunlar aslında üç amaç için renk değiştirirler bu amaçlar; çiftleşmek, iletişim kurmak ve değişen hava durumuna ayak uydurmak. Mesela soğuk havalarda daha çok ısı toplamak için siyah renge bürünürler. Gördüğünüz gibi bu amaçlar arasında kamufle olmak yok!

    6. Dünyanın Yuvarlak Olduğunu Kristof Kolomb Bulmuştur!

    Kolomb

     

    Hayır dünyanın yuvarlak olduğu Kolomb’dan 2000 yıl önce Antik Yunan’da bulunmuştu. Ayrıca Amerika kıtası da Kolomb tarafından keşfedilmedi. Amerika kıtasının ilk kaşiflerinin Vikingler olabileceğine dair ciddi kanıtlar mevcut.

    7. Tatlı, Tuzlu gibi Tatlar Dilimizin Yalnızca Farklı Bölgeleri Tarafından Algılanır

    dil

     

    Bu bilgide kolayca çürütülebilir. Dilimizde bulunan özel bir protein tatları ayırt etmemizi sağlar ve bu protein dil yüzeyinin her yerinde mevcuttur.

    8. Abraham Lincoln Köleliğe Karşıydı

    Abraham Lincoln

     

    Tarihle ilgili söylenen büyük bir yalan. Lincoln bir seferinde eğer ulusu tek bir köleyi sebest bırakmadan kurtarabilecek olsaydım bunu yapardım demiştir. Yani Lincoln köleliğe karşı olduğu için değil şartları iyi okuyan bir politikacı olduğu için köleliğe karşı hareket etmiştir.

    9. Newton Kafasına Elma Düştükten Sonra Yer Çekimini Bulmuştur

    Hepimizin bildiği bu tatlı hikaye ne yazık ki büyük bir yalan. Newton nesnelerin o dönem tanımlanmamış bir kuvvetin etkisiyle düştüğünü biliyordu, elma ise olayı renklendiren beyaz yalanlar üzerine kurulu bir hikayeden başka bir şey değil.

    10. Evrim Teorisine Göre İnsan Şempanzelerden Gelir

    evrim teorisi

     

    Büyük bir yalanla daha karşı karşıyayız. Evrim teorisi şempanzelerle ortak atalarımızın olabileceğini iddia eder, şempanzelerden geldiğimizi söylemez.

    11. Bir Yıl 365 Gündür

    saat

    Hayır bir yıl 365 gün değil, 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyedir.

  • in

    İlk Buluşma Rehberi: En Az Hasarla İlk Buluşmayı Atlatma Yolları 😍

    Arkadaş grubunuzdan biri,

    Veya yıllar sonra karşınıza çıkan çocukluk aşkınız?

    İlk buluşma kimle olursa olsun zordur, zor kalacaktır.

    Ama korkmayın sizin için çalıştık, ilk buluşmayı en az hasarla atlatmanızı sağlayacak kuralları derledik. Yazıda sizi olası olumsuzluklara karşı da uyardık! Oralara da aman dikkat!

    1-Asla Geç Kalmayın!

    Bu çooooook önemli bir uyarı! Çünkü buluşmanızın gidişatı tamamen zamanında buluşma yerinde olmanızla yakından ilgili. Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, çünkü siz de bekletilmek istemezsiniz.

    Kimse bekletilmekten hoşlanmaz ve taraflardan biri diğer tarafı beklettiği zaman, buluşmanın ilk bir saati bekletilmenin gerginliği ile geçer.

    Oldu da Geç Kaldınız????

    saat

    Eğer buluşma yerinize geç kalırsanız, karşınızdaki kişinin modunu düşürmüş olacaksınız ve sizinle ilgili düşüneceği ilk şey; sözünüze sadık olmadığınız olcaktır. Sonrasında yapacağınız açıklamalar karşınızdaki insanı ikna etmiş gibi görünse de, aslında aklında sizinle ilgili kocaman bir soru işarati kalacak. Buluşma boyunca kafasına kazınmış sizinle ilgili bu yargı da cabası!

    2-Giydiğiniz Kıyafete Dikkat Edin!

    kırmızı elbise

    Geç kalmadan ilk buluşma yerine geldiniz, artık hazırsınız! İşte burası da önemli. Çünkü, buluşma partneriniz ilk sizin dış görünüşünüze dikkat edecek. Dış görünüş bizim hakkımızda ilk sözü söyleyendir. İlişkinizin ilerleyen zamanlarında, dış görünüş ikinci plana atılabilir.

    Sevgilinizin her halini seveceğiniz bir zaman elbette gelecek. Ama bu durum ilk kez baş başa kaldığınız o an için geçerli değil.Tam da bu sebeple ilk buluşmada giymeyi seçeceğiniz kıyafetleri iyi düşünün.

    Birincisi, giydiğiniz kıyafet sizi yansıtmalı. Siz günlük hayatınızda jeanden başka bir şey kullanmıyorsanız mesela, klasik bir pantolon seçmek hem sizi rahatsız edecek hem de partneriniz sizi değil bir başkasını görecektir karşılaşma anınızda.

    İkincisi, kullandığınız renkleri iyi seçin. Renklerin duygularımız ve kararlarımızı etkilediği bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Mesela kırmızı sizi cesur gösterirken, kıyafetlerinizde yoğun olarak sarı renk kullanmanız, partnerinizi yirmi dakikadan sonra yormaya başlayacaktır.

    3-Kişisel Bakımınıza Özen Gösterin, Ama Abartmadan!makyaj

    Elbette temiz olun ve elbette temiz kokun. Makyaj mı? Elbette yapın, güzel görünün. Seçtiğiniz şık kıyafetlerin hakkını verin. Her gün nasıl özen gösteriyorsanız, bugün de öyle özenli olun. Ama sakın ha sakın abartmayın!

    Abartmayın, Valla Abartmayın!

    Siz zaten içsel olarak ne size yakışıyor, göz kalemini nasıl sürdüğünüzde sizin yüzünüze iyi gidiyor biliyorsunuz. Ya da sakalınızı nasıl kesti ğinizde yakışıyor biliyorsunuz, şimdi bugün özel bir gün diye normalde yapmadığınız şeyleri yapıp sakın risk almayın. Bugün de aslında sıradan bir gün. Yani size yakışan ne ise, siz nasıl iyi hissediyorsanız öyle hazırlanın. O enerji buluşma partnerinize de geçecektir emin olun.

    4- Parfüm Şişesini Üstünüze Boşaltmayın!

    Elbette misler gibi kokun! buluştuğunuz kişiyi kokunuzla bambaşka diyarlara götürüp getirin. Amaaaaaa abartmayın! ”Şişeyi üstüne boşaltmış heralde!” diye düşünülmesini istemezsiniz herhalde. Güzel kokayım derken bir astım krizinin sebebi olmayın sakın ha!!

    5- Vücut Diliniz Önemli!

    vücut dili

    Bazen asıl söylemek istediğimizi dilimiz değil, bedenimiz söyler. Bazen de bir başkasını dinlerken söylediklerini dinlemeyiz, nasıl anlattığını gözlemleriz. Bunu zaten tecrübelerinizden biliyorsunuz. İşte tam da bu sebepten, neyi nasıl anlatıyorsunuz dikkat edin. Mesela konuşurken ellerinizi çok mu kullanıyorsunuz? Bu sizin çok heyecanlı olduğunuzun kanıtıdır.

    Derin nefes alın!

    O noktada, derin bi nefes alıp rahatlayın! Sakinleşin, heyecanınızı belli etmeyin…Bu karşıdaki kişinin size olan merakına ve ilgisine zarar verir. Ona olan ilginizi bu kadar hızlı belli etmeniz, onun sizi avucunun içinde hissetmesine neden olabilir. Ya da anlattığı konu ilginizi çekmiyorsa mesela, sıkıldığınızı belli etmeyin, beden belli etmeye eğilimlidir. Bedeninizi gözlemleyin ve saygınızı kaybetmeden, nezaket çerçevesinde dinlemeye devam edin.

    6- Mekan Seçimi Konusunda İnsiyatif Almaktan Korkmayın!

    şampanya

    Bu bir ilk buluşmanın en kilit sorularından biridir. ”Eeee nereye gidelim?”, ya da ”Hmmm… bilmem. Sen nereye gitmek istersin mesela?”… Bu sorular böyle sonsuza kadar sürüp gidebilir. Toplam da 3 saat sürecek bir buluşmanın 1.5 saati bu sorunun cevabını bulmaya çalışarak geçip gidebilir.

    Ya Sevmezse?

    Eeee tabi ilk buluşma olunca mevzu insan birden heyecanlanıyor, kankan olsa yanında olan şimdi, mesela hep gittiğiniz mekan neresi ise ayaklar zaten oraya götürür. Ama insan işte ilk buluşmada böyle bir sorumluluk almak istemiyor. Ya sevmezse? Ya çok gürültülü ise? Ya da aslında kahvesi o kadar da güzel değil ise? Bu soruları bir kenara bırakın, sonuçta buluştuğunuz insan sizinle buluşmak, sizi tanımak için orada, eğer onun kafası da karışıksa nereye gidileceği konusunda sorumluluğu siz alın ve onu sevdiğiniz bir mekana götürün. Ne demişler; İki gönül bir olursa, samanlık seyran olur sonuçta!

    7- Çok Konuşmayın, Konuştuğunuz Kadar da Dinleyin!

    Eeee şimdi insan yeni biri ile tanışınca, kendini anlatmak istiyor. Çünkü, kısıtlı bir zaman var ve ortada sizi tanımaya çalışan biri var. İnsan kendinin en iyi yanlarını, en güzel hobilerini, en gurur verici başarılarını, ailesiyle arasındaki en havalı diyalogları vs…

    Hepsini anlatmak istiyor. Bir de ortada dinleyen biri varsa, bu tek kişilik gösterinin bitmesi biraz zor oluyor. Fakat, karşınızda sizinle aynı arzuları olan bir başka insan daha var. O da kendinin en iyi hallerini size anlatmak istiyor. Aklınızda en iyi özellikleriyle kalmak istiyor. Ona da izin verin yani. Kendinizle ilgili bir şey anlattıktan sonra, onun da benzer bir hikayesi varsa bırakın anlatsın o da.

    8- Konuştuklarınıza Dikkat Edin!

    kadın ve erkek

    Bu çok, çooooook,çooooooooooooook önemli bir madde. Bu uyarının değerini, ilişkinizin sonraki zamanlarında anlayacaksınız. İlk buluşma heyecanı ile insan ne yaptığını bilemiyor. Bu herkesin başına geliyor, normal bir duygu.

    Kırdın Beni God Dam It!

    Yeni biri ile buluşuyoruz, bir de buluşma güzel gidiyorsa, enerjimiz de tuttuysa buluşma partnerimizle bir de, arada inanılmaz bir bağ oluşmadığı için henüz bir noktada buluşma amacından kopuyor iç dökme seansına dönüşüyor. İnsanlar kendilerini dinleyen bir başka insan ile karşılaşınca, o yeni şefkatin kucağına bırakıyor kendini. ”Bana da böyle yaptılar, şöyle üzdüler! ” Diye eski ilişkilerinden bahsetmeye başlıyor. Bu buluşma anında, üzerine düşünmediğiniz bir ayrıntı olabilir.

    Aman Dikkat!

    Amaaaaaaa, ilişkiniz başlayıp, ilerleyince sevgilinizin o gün öylesine anlattığınız eski ilişkinize dair ayrıntıları zamanı gelince tek tek soracağını bilmelisiniz. Ama zaten yeni bir ilişkiye başlamaya çalışırken, karşınızdaki insana eski ilişkinizden bahsetmek hiç akıl karı değil. İkinci olarak da, konuşurken karşınızdaki insanı yeni yeni tanıdığınızı ve henüz hassasiyetlerini bilmediğinizi unutmayın. Konuştuğunuz konular hakkında, kesin net ve olumsuz yargılar yapmayın! Fena halde pot kırabilirsiniz!

  • in

    Kargalar Hakkında Bilmek İsteyeceğiniz 10 Şaşırtıcı Bilgi 😉

    Sosyal medyanın hayatımızın merkezine oturmasıyla her taraf ‘minnoş’ hayvan videoları ile dolup taşmaya başladı. Dün adını bile bilmediğimiz  birçok hayvan dostumuzun, bugün tüm günlük rutinlerini biliyoruz.

    Evcil hayvan kategorisine zaten hiç değinmiyorum, milyonlarca takipçisi olan internet fenomeni kediler,köpekler, kuşlar var. Peki her gün gördüğümüz, her sabah sesleriyle uyandığımız kargalar?

    Kargalarrrrrrrrrrr!!!

    Kargalar,  malesef  ‘minnoş’ hayvanlar kategorisinde olmadıkları için, bir instagram hesabının öznesi olamıyorlar:( Ya da fatura sırasında beklerken, ‘ay bi karga videosu açayım da keyfim yerine gelsin’  ya da, ‘ayyy şu kargaya bak ne de tatlı çöp karıştırıyor’ şeklinde trendler 2017 itibari ile hala ortalıkta görünmediğinden, biz de bu özel kuşlar hakkında çok az şey biliyoruz…

    Hadi o zaman başlayalım! Hanımlar, beyler buyrunuz kargalar hakkında, ihmal edilmiş fakat bilmek isteyeceğiniz 10 şey!

    1-Kargalar ve İnanılmaz Zekaları

    karga

    Oxford Üniversitesinde, kargaların araç-gereç kullanma kabiliyetleri üzerine bir deney yapılmıştır. deney şöyle;

    İnce uzun bir tüpün içine yiyecek konulmuş ve karganın nasıl alacağı gözlenmiş.

    Sonuç mu?

    Karga masada bulunan ince tele uzanmış, ucunu kanca şekline getirmiş ve tüpe daldırmış. Kendine saniyeler içinde yaptığı bu olta ile yiyeceğine kolay bir şekilde ulaşmış. Bu deney kargalardan önce birçok hayvan üstünde de denenmiş. Fakat hiçbiri bu deney sonucunda tüpün içindeki yiyeceğe ulaşamamış.

    5’e Kadar Sayabilirler

    Kargalar üzerinde araştırmalar yapan, bir grup bilim insanına göre, doğanın en akıllı hayvanları, bilinenin aksine maymunlar değil kargalardır. 5’e kadar sayabilirler, hayatta kalmak için malzemelerini ihtiyaçlarını karşılamak için en yaratıcı biçimlerde kullanabilirler.

    2- Yanlış Bilinen Bir Mit! Kargalar Bizden Uzun Yaşamazlar

    Kargaların yaşam süresi ile ilgili, çok yaygın ve yanlış bilinen bir inanış var. Kargaların, 100 hatta 200 sene yaşadığı zannediliyor halk arasında. Bu tamamen yanlış bir bilgi. Kargaların ortalama ömürleri 15-20 senedir. Hadi özel bakım altında olsalar o zamanda en fazla 30-40 sene yaşayabiliyorlar. Tabi yaşam süreleri türden diğer türe farklılık gösteriyor. Sadece 6-7 sene ortalama ömrü olan karga türleri de var.

    3- İnsanlar ile Yaşamaktan Oldukça Memnunlar

    karga

    Bak bu baya ilginç bir bilgi!

    İnsanlar onların yaşam alanlarını da diğer hayvanlar gibi kısıtlasa da, kargalar bunu kendilerine avantaja dönüştürmüşler. Mesela kabuklarını kırmakta zorlandıkları ceviz gibi yemişleri trafiğin yoğun olduğu yollara bırakıyorlar. Arabalar kabuklarını parçaladığında da yemeklerini alıp afiyetle yiyorlar!

    4- Herşeyi Yiyebiliyorlar

    Asla yemek seçmiyorlar. Çöp de yiyorlar, böcek de, meyve de. Ama yine halk arasında yaygın olarak konuşulan, “kargalar leş yer” oldukça yanlış bir bilgi var. Leş yiyen tek tür kuzgunlar, yani leş kargaları. Onun dışında kalan cinsler leş yemezler, ama leş dışında herşeyi yerler.

    5- Tek Eşlilerkarga

    Sosyal ilişkileri genel olarak insanlara çok benziyor aslında.Topluluklar halinde yaşıyorlar. Tek eşliler, hayatları boyunca eşlerine sadık kalıyorlar. Ayrıca yavruları olduğu zaman, anne ve baba karga, yavrunun bakımını ortak olarak üstleniyorlar.

    Sürüden Ayrılan Karga

    Bunlara ek olarak, sürüden ayrı yavru bir karga gördüklerinde onu sürülerine dahil edip, bakımını üstleniyorlar. Tehlikelere karşı birbirlerini uyarıyorlar ve koruyorlar.

    6- Yas Tutuyorlar

    karga

    Tıpkı insanlar gibi kargalarda ölüleri için yas tutarlar. Ölen karga dostlarının etrafında çember oluşturup, yüksek sesle öterler. “Ölüm farkındalığı” aslında çok az hayvan türünde bulunan bir özelliktir. Ölen akrabalarını hemen terk edip gitmemelerinin aynı zamanda, onu öldüren sebebi anlamaya çalışmalarının bir sonucu olduğu da tahmin ediliyor. Bu sayede akrabalarını öldüren tehlikeye karşı sürünün geri kalanı önlem alabiliyor.

    7- Besle Kargayı, Hediyeler Getirsin

    karga

    Gabi Mann, 8 yaşında ve Seattle’da yaşayan dünyalar tatlısı bir küçük hanım. Gabi 4 yaşından beri, evlerinin arka bahçesindeki kargalara bakıyor. Ve işte bu kargalar da ne bulurlarsa Gabi’ye getiriyorlar:) Getirdikleri şeyler hediye niteliğinde ve küçük bir kız çocuğunun hoşlanabileceği herşey var! ışıltılı boncuklar, küpeler, düğmeler, kalp şekilli objeler, küçük legolar hatta! Halk arasında dolanıp duran; “Besle kargayı, oysun gözünü” atasözü de, kargalar ile ilgili diğer önyargılar gibi çöpe gidiyor!

    8- Mizah ile Yakından İlgililer!karga

    Şu aşşağıdaki gibi milyonlarca fotoğraf, video, türlü görsel bulabilirsiniz! Diğer hayvanların kuyruklarıyla oynayıp, onları sinir etmek gibi bir alışkanlıkları var:)

    9-  Asla Unutmazlar

    karga deneyi

    Kargalar üzerinde yapılan meşhur bir deney onların hafızaları hakkında oldukça etkileyici sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmanın sahibi o dönem doktora öğrencisi olan Kaeli Swift.

    Gönüllü insanlardan oluşan bir gruba, yüzlerine takmaları için maskeler verildi ve maskeli kişiler de ellerinde içi doldurulmuş kuş ölüleri tutarak durdular. Kargalar maskeli kişileri tehlike olarak algıladılar ve kendi sürülerini ya da komşularını haberdar etmek için, maskeli kişiler geldiğinde yüksek sesle ötmeye başladılar. İşin garip yanı şu ki; maskeli kişiler ellerinde kuş ölüleri olmadan durduklarında aynı şekilde ötmeye ve diğer kargaları uyarmaya devam ettiler.

    Kinciler Mi?

    Kargaların intikamlarını mutlaka aldıklarına ve kinci olduklarına dair yaygın bir düşünce var insanlar arasında. Bu deney biraz onu da kanıtlar nitelikte. Ama yine de intikamdan ziyade, hayatta kalmak ve hayatlarını korumak motivasyonu ile bazı bilgileri sakladıklarını görmüş oluyoruz bu deneyde.

    10- Mitoloji ve Kargalar

    karga

    Bugünün dünyasında kargalar ölümü, kötü haberi, olumsuz şeyleri temsil ediyor. Ama aslında   Yunan mitolojisinde kargalar ölümsüzlüğü temsil eder. Aynı zamanda Yunan mitolojisinde kargalara çok saygı duyulur. Mesela, karga tanrılara eşlik eden bir arkadaş ve yoldaştır. Bunun en önemli örneği Tenedos’un koruyucusu Apollo ve siyaha dönüştürdüğü kargasıdır. İskandinav kültüründe de kargaların özel bir yeri vardır, neredeyse kutsal sayılırlar. İskandinav mitlerinde kargaların saygı duyulan hayvanlar olmasının kaynağı; Tanrı Odin’in iki kargasının olmasıdır.

    Sizlerin de bu farklı hayvanlarla ilgili bildiklerinizi bizlerle paylaşmanızı heyecanla bekliyoruz.

  • in

    Tarihin Derinliklerinden Gizemli Bir Yapı: Machu Picchu 😮

    inka medeniyeti - peru - machu picchu

    Filmlerde, fotoğraflarda görüp büyülendiğimiz Machu Picchu, 15. yüzyıldan kalma bir İnka kalesi. Deniz seviyesinden 2430 metre yükseklikteki bir dağ yamacında yer alan bu kale, Peru’nun Cusco bölgesinde yer alıyor.

    Pek çok arkeolog Machu Picchu’nun İnka kralı Pachacuti (1438-1472) döneminde inşa edildiğini düşünüyor. İnka Medeniyeti’nden geriye kalan en önemli eser olan Machu Pichuu, 1450’li yıllarda inşa edilmesine karşı İspanyol işgali esnasında bir yüzyıl kadar terk edildi. Böyle olağanüstü bir yerin varlığı ise 1911 yılında ABD’li tarihçi Hiram Bingham’ın keşfi sayesinde bilinir hale geldi.

    Taşların istiflenmesi yöntemiyle hazırlanan bu yapının Intihuanata, Güneş Tapınağı ve Üç Pencere Odası adlı üç ana bölmesi bulunuyor. Yapının dış kısmı ise turistlere daha iyi tecrübe sağlamak amacıyla orijinaline uygun olarak yeniden inşa edildi. 1976’da başlayan restore çalışmaları günümüzde de devam ediyor.

    Şimdi gelin isterseniz bu gizemli ve muazzam yapı hakkında biraz daha derinlemesine bilgi edinelim:

    Machu Picchu Ne Anlama Gelir?

    Güney Amerika’nın And Dağları bölgesinde yaşayan insanların dili olan Quechua’da machu ifadesi “eski veya yaşlı kişi” anlamına geliyor. Picchu ise “zirve, ucu sivri dağ” anlamına gelir. Yani Machu Picchu ifadesi “Eski Zirve” anlamına geliyor diyebiliriz. Bu arada Quechua’nın da ünlü bir outdoor giyim markası olduğunu ekleyelim. Yani şu cebe sığacak kadar ufak sırt çantaları üreten, Decathlon’da satılan marka…

    Machu Picchu’nun Tarihi

    Machu Picchu, İnka Medeniyeti’nin zirvede olduğu 1450’li yıllarda inşa edildi. 1572’deki İspanyol İşgali sonrası bir yüzyıl kadar terk edilen bu yapıda yaşayan insanların çiçek hastalığı nedeniyle öldüğü ve bu yüzden yapının o yüzden terk edildiği de bazı tarihçiler tarafından öne sürülüyor.

    İnka başkenti Cusco’dan sadece 80 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen İspanyolla bu yapıyı asla keşfedemedi. Bu nedenle Machu Picchu’nun bugüne dek sapasağlam kalması mümkün oldu.

    1911’de Keşfedildi

    Asırlar boyunca yapıyı çevreleyen ormanlar genişledi ve yapı ormanın içinde kaldı. 1911 yılında ABD’li tarihçi ve kaşif Hiram Bingham eski İnka medeniyetini incelemek için bölgeye geldi ve bir gezi esnasında yöre halkından biri onu buraya getirdi. Daha sonraki yıllarda bölgede arkeolojik kazılar yapıldı ve Machu Picchu dünya kamuoyunun bilgisine sunuldu.

    1981 yılında Peru Hükümeti, Machu Pichhu’yu kapsayan 325 kilometrekarelik alanı tarihi ve kutsal alan olarak belirledi.

    UNESCO da bu bölgeyi 1983 yılında Dünya Mirası listesine alarak “Özgün İnka medeniyetinin ve olağanüstü bir mimarinin timsali” olarak nitelendirdi.

    Nasıl Keşfedildi?

    Hiram Bingham, Yale Üniversitesi’nde çalışan bir tarihçiydi. Kendisi arkeoloji eğitimi de almamıştı. 1909 yılında Güney Amerika’da bir kongreye katılan Bingham, daha sonra buradaki ülkeleri gezmeye karar verdi.

    Urubamba Nehri boyunca gezen Bingham, yerel halka İnka kalıntılarına nasıl gidilebileceğini sordu. Daha sonra yöre insanı ve arkadaşlarıyla birlikte İnka kalıntılarını gezen Bingham, Machu Picchu’yu keşfettiğinde orada çiftçilik yapan bir çifti gördü. Bu çiftle birlikte Machu Picchu’yu derinlemesine inceleyen Bingham, bölgenin haritasını çıkardı.

    Sonraki yıl (1912) National Geographic, Peru Başkanı Leguia ve Yale Üniversitesi’nin sponsorluğuyla bölgeye tekrar gelen bilim adamı, 4 ay boyunca Machu Picchu’yu inceledi. Bölgede arkeolojik çalışmalar yapıldı.

    Bingham, yaptığı katkılar nedeniyle takdir edilse bile tarihi eser kaçakçılığı yapmakla itham edildi.

    Machu Picchu’nun İnşası ve Mimarisi

    Machu Picchu temel anlamda 2 farklı bölüme sahiptir diyebiliriz. İlk bölüm insanların yaşadığı ‘şehir’ alanı, diğeri ise tarım yapılan ‘tarım’ alanı. Keza yapıyı yukarı ve aşağı olarak da ikiye ayırmak mümkün. Tapınaklar yukarı bölümde, depolar ise aşağı bölümde yer alıyor.

    Yaklaşık 200 hanenin bulunduğu yapıda başarılı bir sulama sistemi kullanılmış. Taş kaldırımlar ve merdivenler ise yapı içinde ulaşımı sağlamak için inşa edilmiştir. Yapının doğu kısmının yerleşim alanı olduğu, batı kısmının ise dini ve toplu buluşma alanı olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca bu bölgede Torreon adı verilen büyük bir kule bulunmaktadır. Buranın da gözetleme amaçlı kullanılmış olması kuvvetle muhtemel.

    Yerleşim alanı düşük sınıfa tabi insanların kaldığı bir alandır. Burada depolar ve basit evler yer alır.

    Kraliyet alanında ise asil insanların yaşadığı düşünülmektedir. Buradaki evlerin duvarları kızıl renklidir ve eğimli bir arazide sıralar halinde inşa edilmişlerdir.

    2005 ve 2009 yıllarında Arkansas Üniversitesi, Machu Picchu yapısını lazerle tarayarak araştırmacıların hizmetine sunmuştur.

    Intihuatana Taşı

    Yapının ana bölümünde Inti adlı güneş tanrısına adanan Intihuatana, Güneş Tanrısı ve Üç Pencere Odası adı verilen tapınaklar bulunmaktadır.

    Intihuatana taşı, Güney Amerika’daki ritüel taşlarından biridir. Bu taş kışın Güneş’in dünyaya en uzak olduğu zaman Güneş ışığı direkt alacak şekilde yerleştirilmiştir. Intihuatana da Quechua dilindeki “güneş çeken” gibi bir anlama gelmektedir. Yani bu taşı Güneş ışığını kendine çektiği düşünülmektedir.

    Machu Picchu Nasıl İnşa Edildi?

    Yapıdaki ana binalar klasik İnka mimarisine uygun olarak parlak taşlardan istifleme yöntemiyle inşa edilmiştir. İnkalar bu teknikte oldukça başarılılardı, yani harç kullanmaksızın taş yapılar inşa edebiliyorlardı.

    Machu Picchu’nun dağ kısmına bakan tarafını inşa etmek epey zor olduğu için İnkalar yerel malzemelerden istifade etti. Yapı, iki fay hattının arasındaki sismik bölgede yer aldığı için harç kullanarak yapı inşa etmek faydasızdı. Bu nedenle İnkalar, bölgedeki kayaları şekillendirerek ördüler duvarları.

    Bölgedeki yoğun yağmur nedeniyle çatılar ve damlar suları yere aktaracak şekilde hazırlandı. Erozyona, toprak kaymasına ve sele karşı taraçalarda önlemler alındı. Taraçalar suyu emecek malzemelerle dolduruldu ve toprak kayması önlendi. Aynı şekilde sulama kanalları da hem fazla suyu tahliye etmek hem de şehre su sağlamak maksadıyla kullanıldı.

    İnkalar bildiğimiz kadarıyla tekerleği hiç kullanmadılar. Gerçi İnka oyuncaklarında tekerleği andıran biçimler olduğu biliniyor.  Burayı inşa etmek için İnkaların yük hayvanlarını kullandığı düşünülüyor. Gerçi devasa kayaları oldukça eğimli arazi de nasıl taşıdıkları belirsizliğini korusa da yapımda çalışan işçi sayısının çok olduğu düşüncesi daha makul bulunuyor.

    Turizm Açısından Machu Picchu

    Machu Picchu, hem doğal hem de kültürel anlamda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 1911’deki keşfinden sonra turist akınına uğrayan bölge örneğin 2000 yılında 400.000 kişi tarafından ziyaret edildi. Peru devletine de turizm açısından gelir kaynağı olan bu bölgede, 90’lı yılların sonunda teleferik ve lüks otel inşası için izin verildi. Pek çok kişi bu kararı protesto etti ve bunun bölge için büyük tehdit oluşturacağı ileri sürüldü.

    Buna karşın bu bölgede uçuş yasağı mevcut. Yani hiçbir hava aracı Machu Picchu üzerinde uçamıyor. UNESCO’nun miras listesinde olmasına karşın Machu Picchu’nun “Tehlike Altındaki Dünya Mirasları” listesinde de yer aldığını belirtmek gerek.

    80’li yıllarda Machu Picchu yapısından büyük bir kaya, helikopter pisti yaptırılmak üzere başka bir bölgeye taşınmıştı. Sonraki yıllarda ise bölgeye helikopter girişi de yasaklandı. 2006 yılında Cusco merkezli bir şirket olan Helicusco, turistik gezi amaçlı helikopter kullanımı için izin istemesine rağmen bu istek kabul edilmedi.

    Peru polisi, ayrıca turist güvenliği konusunda da bazı zorluklar yaşıyor. Yükseklik korkusu, sel ve dağcılık kazaları sonucu pek çok ölüm meydana geldi.

    Ayrıca Machu Picchu önünde çıplak olarak fotoğraf çektirmek de popüler hale gelmeye başladı. Peru Kültür Bakanlığı ise bu durumu Peru’nun tarihine ve kültürüne saygısızlık olarak görüyor. Bu nedenle bölgedeki güvenlik kameraları ve güvenlik görevlilerinin sayısında da artış yapıldı.

    Peru ve Yale Üniversitesi Arasındaki Husumet

    1912, 1914 ve 1915 yıllarında Hiram Bingham, Machu Picchu’dan binlerce tarihi eseri Yale Üniversitesi’ne götürdü. İnsan kemikler, heykeller, mücevherler ve seramik vazoların da aralarında bulunduğu bu eserler 2012 yılına dek Yale Üniversitesi’nde kaldı. Üniversite, Peru’nun bu eserleri koruyacak altyapıya sahip olmadığını ileri sürüyordu. Peru başkanı Alejandro Toledo’nun antropolog eşi Eliane Karp da Yale Üniversitesi’ni Peru’nun kültürel mirasını çalmakla suçladı. Zira bu eserler Yale’eki Peabody Müzesi’nde sergileniyordu.

    2006 yılında bu eserlerden bazıları iade edildi. 2010 yılında ise üniversite birtakım eserleri daha iade etti. 2012 yılında ise kalan son kısım gönderildi. Günümüzde Cusco kentindeki La Casa Concha adlı müzede sergilenen bu eserler, araştırma amaçlı olarak öğrencilere açık halde.

    Machu Picchu’ya Nasıl Gidilir?

    2011 yılından beri bölgeye alınacak turist sayısı azaltılmış durumda. Yapının zarar görmemesi için günlük 2500 ziyaretçi kabul ediliyor.

    Peru’nun en güzel zamanları Mayıs-Ekim dönemi olarak görülüyor. Yani bahar ve yaz aylarında bölgeye gitmek tavsiye edilmekte.

    İstanbul’dan Peru’nun başkenti Lima’ya Türk Hava Yolları’nın Panama ya da Kolombiya aktarmalı haftada 3 uçuşu bulunuyor. Yolculuğun minimum 20 saati bulacağını dikkate almakta fayda var.

    Machu Picchu’yu görmek için Agus Calientes adlı kente ulaşmak gerekiyor. Bu kente ulaşmak için sadece tren kullanabiliyorsunuz. Bu kentteki esnafın turistleri para ağacı olarak gördüğü söyleniyor. Yani her türlü alışverişinizde pazarlık yapmanız önerilmekte.

    Agus Calientes’ten o muazzam manzarayı görmek için de 12 dolar karşılığında otobüse binmeli ya  da yaklaşık 2 saatlik bir tırmanışı göze almalısınız.

  • in

    Pazar Köşesi ( 9-15 Ekim 2017)

    Emoji Crew olarak gündemin nabzını tutmak, en farklı, en merak edilen soruları cevaplamak bizim işimiz. Hadi gelin bu hafta neler olmuş, neleri kaçırmışsınız hep birlikte göz atalım.

    Tarihin Derinliklerinden Hem Şaşırtan Hem Güldüren 15 İlginç İcat

    Tarihin her döneminde, çeşitli ihtiyaçlardan dolayı garip garip şeyler üretilmiş. Ama bunlar, fotoğraflarla belgelenmeye başlayınca işin rengi tamamen değişmiş ve geçmişte üretilmiş ve bir dönem gerçekten de insanlar tarafından kullanılmış olan, en azından kullanılması amaçlanan birbirinden ilginç icatlar artık belgelerle bize aktarılabilir hale gelmiş!

    İşte birbirinden tuhaf 15 ilginç icat!

    Ölmeden Önce Yaşamanız Gereken 15 Şahane Deneyim

    Gelin mutlaka yaşamanız gereken farklı deneyimlere göz atalım, belki içlerinden bazıları ilginizi çeker ve siz de denemek istersiniz. İşte ölmeden önce yaşamanız gereken 15 şahane deneyim.

    Dünya Tarihindeki En Zenginlerden Rothschild Ailesinin En Karanlık Sırları

    Rothschild Ailesi

    Dünyanın en zengin ailesi Rothschild’ler hakkında birçok teori okumak mümkün. Kimileri ailenin dünyayı yönettiğini iddia ediyor kimileri ise büyük devletleri kukla gibi oynattıklarını. Rothschild ailesi hakkında bilinenler kadar bilinmeyenlerin de fazla. Sizin için hazırladığımız bu liste Rothschild ailesinin en karanlık sırlarını gözler önüne serecek.

    Mutlaka Takip Etmeniz Gereken Şahane 10 Youtube Kanalı

    Yakın gelecekte televizyonun yerini almasını bekleyebileceğimiz Youtube’da birbirinden muazzam binlerce kanal bulunuyor. İşte karşınızda mükemmel 10 Youtube kanalı!

    Dünyanın En Güzel 15 Kasabasını Görmeye Ne Dersiniz?

    Fotoğraflara bakarken içiniz titreyebilir, sözde büyük şehirlerin kahrını çekmekten vazgeçebilir ve sizi mutlu edecek şeyler için harekete geçebilirsiniz. İşte karşınızda dünyanın en güzel 15 kasabası!

    Zürafalarla Mı, Gardiyanlarla Mı? İşte Dünyanın En İlginç Otelleri 😮

    attrap reves balon otel
    Attrap Reves Balon otel, müşterilerine doğanın tam ortasında eşsiz bir deneyim sunuyor

    Kimileri için tatil, kumların üzerine uzanıp denizin,güneşin tadını çıkartmak olabilir. Şehrin gürültüsünden uzakta, koşturmaktan yorgun düşen ayaklarını bulduğu ilk düzlüğe uzatmak, ‘tatil’ kelimesinin taşıdığı yegane anlam olabilir. Ama kimileri için de tatil, yepyeni yerleri keşfetmek ve daha önce yaşamadığı deneyimlere açılmak anlamına gelir.

    Eğer ikinci tanım size daha çok uyuyor ise, sizi sanki başka bir evrendeymişsiniz gibi hissettirecek dünyanın en ilginç otelleri bu listede! Eşsiz bir deneyime hazır mısınız?

     

  • in

    Zürafalarla Mı, Gardiyanlarla Mı? İşte Dünyanın En İlginç Otelleri 😮

    dunyanin en ilginç otelleri

    Kimileri için tatil, kumların üzerine uzanıp denizin,güneşin tadını çıkartmak olabilir. Şehrin gürültüsünden uzakta, koşturmaktan yorgun düşen ayaklarını bulduğu ilk düzlüğe uzatmak, ‘tatil’ kelimesinin taşıdığı yegane anlam olabilir. Ama kimileri için de tatil, yepyeni yerleri keşfetmek ve daha önce yaşamadığı deneyimlere açılmak anlamına gelir.

    Eğer ikinci tanım size daha çok uyuyor ise, sizi sanki başka bir evrendeymişsiniz gibi hissettirecek dünyanın en ilginç otelleri bu listede! Eşsiz bir deneyime hazır mısınız?

    1-Giraffe Manor Otel

    Kenya’nın başkenti Narobi’de bulunan Giraffe Manor Otel, bir çok farklı türde hayvanın doğal yaşam alanının çok yakınında bulunuyor. Özellikle zürafaların yoğunlukta olduğu bu bölgede, otel müşterileri sabah, odalarının camlarından kafalarını uzatan zürafa dostları ile güne merhaba diyorlar. Masalarının üstünde yemek bırakmamaları için otel görevlileri tarafından uyarılıyorlar.

    2- Attrap Reves Otel

    Eğer tatillerinizde doğa ile içiçe olmayı seviyorsanız, bu otel tam size göre. Attrap Reves Otel, doğa ve insan arasında bulunan tüm duvarları ortadan kaldırıyor. Şeffaf bir balon çadırın içinde yıldızları izleyerek mışıl mışıl uyuyabilirsiniz, yabani hayvan saldırıları konusunda içiniz rahat olsun, bu balon tüm tehlikeli saldırılara dayanıklı. Fransa’da bulunan bu muhteşem otel bugün dünyanın her yerinden müşterilerle dolup taşıyor.

    Bu çadırın içinde hem doğanın tüm güzellikleri ile aranızda bulunan tüm sınırları kaldırıyorsunuz, hem de olası tüm tehlikelerden korunuyorsunuz!

    3- Skylodge Adventure Suites

    Peru’da bulunan bu ilginç otele karadan ulaşmak imkansız! Odanıza girebilmek için 400 metre yükseğe tırmanmanız gerekiyor. bu zahmetli yolun sonunda sizi harika bir manzara, sıcak yemekler ve eşsiz bir deneyim bekliyor.

    Bu kapsül otelin en güzel yanı tamamen şeffaf olması. Bulutların üstünde uyumayı en yakın bu harika otelde deneyimleyebilirsiniz. ama yükseklik korkunuz varsa tabi kabusa da dönebilir geceniz:)

    4- Karosta Hapishane Otel 

    Letonya’da bulunan Karosta Hapishane Oteli, ikinci dünya savaşı esnasında hapishane olarak kullanılan Karosta Hapishanesi aslında. Otelin girişinde sizi karşılayan gardiyanlar, size suçlulara yapılan muamelenin aynısını yapıyor. Müşteriler tek sıra halinde gardiyanlar eşliğinde otele giriş sağlarken, size hakaret edebilmelerine izin verdiğiniz bir belge imzalıyorsunuz. Bu deneyim sayesinde suçlu psikolojisini yakından öğrenirken, bir tiyatro oyununun içinde bir gece geçiriyorsunuz.

    Sizi koğuşunuza kitledikten sonra, gardiyanlar gece boyu ara ara kapınızın önüne gelip size hakaretler yağdırıyorlar…

    5- Manta Resort Otel

    Afrika’nın şüphesiz en güzel adası Zanzibar’da bulunan Manta Resort Otel, bugün dünyanın heryerinden konuklarını ağarlıyor. Aylar öncesinden dolan Manta Resort Otel’in en önemli özelliği yasının suyun altında, yarısının suyun üstünde olması. Okyanus manzarası ile akşam yemeğinizi yedikten sonra, uyumak için suyun altında bulunan yatak odanıza inmeniz gerekiyor.

    Su altı yaşamının tüm gizemlerine şahit olarak uykuya dalmak istemez misiniz?

    6- Buz Otel Kiruna

    Kiruna Otel, buzdan yapılmış bir otel. Dünyaca ünlü olmasının yanında, kendinden sonra inşaa edilen bir çok buzdan ötelinde ilham kaynağı. Otelin içinde -3 ve -5 arasında seyreden sıcaklık müşterilerine çok konforlu bir tatil sağlamıyor belki ama eşsiz bir deneyim sağladığı kesin.

    Bu otelde herşey buzdan! Yataklardan,duvarlara,çatal, bıçak, ne varsa buzdan…

    7- Legoland Otel

    California’da bulunan Legoland Otel, masal gibi bir tatil imkanı sunuyor. Daha çok çocuklara yönelik aktiviteler bulunsa da, yetişkinlerin ilgisi de küçümsenmeyecek derecede fazla. Otelde tüm aksesuarlar legodan yapılmış, otele uzaktan baktığınızda da dev bir legodan oyuncak otele benziyor. Reklerse muazzam! bir masalın içinde, çocukluğunu özleyenler için gelsin.

    Otele uzaktan bakanlar, onu dev bir legoya benzetiyor. gerçektende öyle. Herşey ya legodan yapılmış ya da lego imajı verilmiş!

    8- Null Stern Otel

    Bu otele otel demek pek doğru olmaz aslında. Çünkü tek bir odası var. Odaya da oda demek çok doğru sayılmaz aslında! Onun da duvarları yok çünkü…Alp dağlarının eteğinde bulunan Null Stern Otel, sadece bir çifti ağarlayabilen bir otel. Doğanın tam ortasında, yaban tavşanlarıyla uyuyorsunuz. Güneşin ilk ışıklarıyla uyandığınızda kahvaltınız yatağınıza geliyor…Harika değil mi?

    Otelin konuklarının tek şikayeti, tuvalet ihtiyaçlarını karşılamak için 800m yürümek zorunda kalmaları.

    9- Otel V8

    Hangi arabada uyumak istersiniz? Almanya’da bulunan V8 Otel, konuklarına bu soruyu soruyor. Farklı araba modelleri ile dekore edilmiş sayısız odası bulunuyor. Tabi arabanın markası odanın tüm konseptini belirliyor. Modern bir Mercedes mi, yoksa vintage klasik bir otomobil mi? Siz nerede uyumak istersiniz?

    Otel, her geçen gün daha da popüler bir hale geliyor. Özellikle araba koleksiyonerleri dünyanın her yerinden bu otelde bir gece geçirmek için saatlerce yol geliyorlar.

    10- Samana Tuz Otel

    Bolivya’da bulunan Samana Salt Otel, tamamı tuzdan yapılmış bir otel. Müşteriler için inanılması oldukça zor olan bu durum yüzünden, müşterilerin denemek için odada herşeyi yalaması, otel sahiplerinin en büyük sorunu:)

  • in

    Dünyanın En Güzel 15 Kasabasını Görmeye Ne Dersiniz?

    kasaba

    Gürültülü, koşuşturmalı, havası kirli ve kalabalık şehir hayatından gına mı geldi?

    “Büyük şehirde imkanlar çok. Opera var, tiyatro var.” lafı artık teselli etmiyor mu?

    Sürekli olarak küçük bir kasabaya yerleşme hayali mi kuruyorsunuz?

    Eğer durum böyleyse doğru yazıyı okuyorsunuz. Zira bu yazımızda dünyanın farklı bölgelerinden muhteşem kasabalar tanıtacağız size. Fotoğraflara bakarken içiniz titreyebilir, sözde büyük şehirlerin kahrını çekmekten vazgeçebilir ve sizi mutlu edecek şeyler için harekete geçebilirsiniz.

    (Peşinen belirtelim, “dünyanın en güzel 15 kasabası” ifadesi birazcık iddialı. Dünyada binlerce muhteşem köy, kasaba, şehir bulunuyor elbette. Ancak bu yazıda ilk bakışta dikkatimizi çeken bazı kasabaları sıraladık.)

    Manarola, İtalya

    Manarola, İtalya’nın kuzeybatısında yer alan bir kasaba. Bizim Midyat’ı andıran üst üste inşa edilmiş rengarenk evleriyle Manarola, bir balıkçı kasabası. Aynı zamanda şarabı da ünlü olan kasaba, ressam Antonia Discovolors’u o kadar etkilemiş ki ressam son dönem eserlerinin hepsinde bu kasabayı resmetmiş. Trafiğin, korna sesinin olmadığı bu kasabada hayatın ne kadar güzel olabileceğini keşfedebilirsiniz. Kasabaya yakın pek çok otel bulunuyor, ancak kasaba otantikliğini hala koruyor.

    Portree, İskoçya

    Portree, İskoçya’nın Skye Adası’nda yer alan bir kasaba. 2500 kişilik nüfusu, meşhur ve her daim dolu pub’ları, şahane balık restoranları ve eşsiz manzarasıyla Portree kafa dinlemek için muazzam bir yer. Ayrıca Kilt Rock, Old Man of Storr, Quaraing gibi görülmesi gereken yerlere de oldukça yakın.

    Bled, Slovenya

    Yüce dağlar tarafından korunan Bled kasabası 1004 yılında kuruldu. Bu enfes kasaba Roma İmparatoru tarafından Bixen rahibine hediye olarak verilmiş hem de. Bu kadar muazzam bir hediyeyi kimse kimseye vermemiştir herhalde. Bled Gölü’nün ortasında ufak bir ada da bulunuyor. Yaklaşık 5000 kişinin yaşadığı kasabada orta çağdan kalma kaleler ve tarihi spa salonları da bulunuyor.

    Albarracin, İspanya

    Albarracin kuzey İspanya’da yer alan bir orta çağ köyü. Tarihi 11. yüzyıla kadar uzanan köyde tarih öncesi çağa ait mağara resimleri bulunuyor. Asırlar öncesinde köyü koruyan kaleler bugün dahi ayakta. Yani milenyumda Orta Çağ deneyimi yaşamak istiyorsanız Allarracin tam size göre bir kasaba.

    Eze, Fransa

    Eze, “kartal yuvası” olarak da anılan bir kasaba. Deniz seviyesinden 500 metre yukarıda mavinin tüm tonlarını barındıran Akdeniz’e bakan bu kasaba milattan önce 2000 yılında kurulmuş. 700 yıllık bir şapel de barındıran bu köyde mavinin güzelliğini bir kez daha keşfedeceksiniz.

    Folegandros, Yunanistan

    Santorini daha çok kişi tarafından bilinmesine karşın Folegandros da benzer mimariye sahip enfes bir Yunan kasabası. Kireç kaplı beyaz evleriyle tam bir Akdeniz köyü olan Folegandros’ta kubbesi mavi tarihi Ortodoks kiliseleri de bulunuyor. Santorini’ye göre daha az turist çeken bu kasaban yürüme mesafesinde Ege Denizi’nin tadını da çıkarabilirsiniz.

    Göreme, Kapadokya

    Ülkemizin eşsiz güzelliklerinden biri olan Kapadokya’nın belki de en özel noktasıdır Göreme. Tarihi kiliseleri, ilginç kaya formasyonları, her sabah gökyüzünü rengarenk boyayan sıcak hava balonları ve mağara otelleriyle Göreme, tam bir peri masalı vadediyor. Göreme’yi göremeden ölmek büyük kayıp olur.

    Ayrıca Kapadokya Hakkındaki En Kapsamlı Gezi Rehberi‘ni Emoji Crew olarak sizler için hazırladık. Bu yazıya mutlaka göz atmalısınız!

    Reine, Norveç

    Reine, ufak bir balıkçı kasabası. Nüfusu yaklaşık 300 kişi olan bu enfes kasaba, Norveç’in en güzel kasabalarından biri olarak kabul ediliyor. Nefes kesici dağları ve fiyortları, parlak kırmızı ufak evleri ile kuzeyin bu şahane kasabasında muhteşem zaman geçirebilir, geceleri ise olağanüstü kuzey ışıklarını izleyebilirsiniz.

    Sidi Bou Said, Tunus

    Sidi Bou Said, Tunus’un kuzeyinde, Akdeniz’e nazır ve kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir kasaba. Kafeleri, restoranları, butik otelleri ile tüm hayat dertlerinin unutulabileceği Sidi Bou Said’de nereye bakarsanız bakın, eşsiz mavilikleri görüyorsunuz.

    Zuluk, Hindistan

    Zuluk, İpek Yolu üzerinde yer alan bir nefis bir kasaba. Hindistan – Çin sınırında yer alan Zuluk’a son birkaç yıldır turist kabul ediyor. Yani henüz turist akınına uğramamış bakir bir yer. Ayak basılmamış geniş ortamları, Kanchenjunga Dağları ve zigzaglı melankolik yolları ile insanın aklını başından alabilecek bu kasaba da henüz otel yok, ancak kasaba yaşayan Sih halkı bu açığı misafirperverlikleriyle kapatıyor.

    Khyber Pakhtunkhwa, Pakistan

    Swat Vadisi’nde yer alan bu muazzam köyde yaşayan insanlar her gün böyle bir güzelliğe bakarak yaşamlarını sürdürüyorlar. 2014 yılında Nobel Barış Ödülü alan Malala Yusufzay’da bu köyde yaşama şansını elde eden isimlerden biri.

    Cua Van, Vietnam

    Vietnam’ın Ha Long kentinde yer alan Cua Van kireçtaşı kayalıkların dibine kurulu bir balıkçı köyü. Renkli derme çatma evleri ve tekneleriyle modern hayatın, internetin, Facebook’un rahatsız edemediği bu şahane köyde yaklaşık 200 kişi yaşıyor.

    Whitefish, ABD

    ABD’nin Montana eyaletinde yer alan Whitefish kasabası Glacier Milli Parkı’nın eteklerine kurulmuş. Amerikan filmlerindeki huzurlu, olaysız, herkesin birbirine selam verdiği bir kasaba izlenimi veren Whitefish, özellikle sonbahar ve kış aylarında mükemmel olsa gerek.

    Sitka, ABD

    Alaska eyaletinde yer alan bu harikulade kasabanın nüfusu 9200 civarında. Pasifik Okyanusu’nun kenarında kurulan kasabada Rus mimarisinin izlerini görmek mümkün.

    Hakone, Japonya

    Hakone, meşhur Fuji Dağı’na oldukça yakın ve dillere destan güzelliklere sahip bir kasaba. Japonya’nın en çok ziyaret edilen köylerinden biri olan Hakone, Tokyo’ya 100 kilometre uzaklıkta.

  • in

    Mutlaka Takip Etmeniz Gereken Şahane 10 Youtube Kanalı

    “An itibarıyla Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest ve Youtube kapanacak, sonsuza dek bu sitelerin bir benzeri yapılamayacak.” gibi distopik bir haber alsak, galiba en çok Youtube’un gidişine üzülürüz.

    Aklınıza gelebilecek hemen her konuda binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca içeriğin bulunduğu Youtube, özellikle son birkaç yıldır vloggerlık, Youtuberlık gibi akımlar yüzünden daha da popüler hale geldi. Keza, wi-fi, 4.5G, akıllı telefonlar da Youtube’a yönelik üretilen içeriğin niteliğini ve niceliğini dramatik bir biçimde artırdı.

    Yakın gelecekte televizyonun yerini almasını bekleyebileceğimiz Youtube’da birbirinden muazzam binlerce kanal bulunuyor.

    Biz de bu yazıda Youtube’da takip etmeniz gereken şahane kanallardan bazılarını sizler için derledik. Bu liste aracılığı ile kanallar hakkında temel bir bilgi edinip sonrasında kanalları teker teker inceleyebilirsiniz. Ayrıca listemizdeki kanalların 7’si İngilizce, ancak yine de kaliteli Türkçe içerik açısından yukarı yönlü bir ivme olduğunu söyleyebiliriz.

    1. COOPH

    COOPH, harikulade bir fotoğrafçılık kanalı. Akıllı telefonla nasıl daha iyi fotoğraf çekilir? Evdeki malzemelerle fotoğrafçılık tecrübenizi nasıl yükseltebilirsiniz? Otomobil fotoğrafı nasıl çekilir? Yemek fotoğrafı nasıl çekilirse yemek en az 10 kat daha lezzetli gözükür? Fotoğrafçılıkta ilham nasıl bulunur ve korunur? … benzeri soruların cevabını arıyorsanız bu kanal tam size göre. Üstelik İngilizce bilmenize de gerek yok, zira videolar da konuşma yok. Görsel bir meseleyi görsel bir şekilde anlatıyor. Bu da başarılı olduğunun kanıtı olsa gerek.

    2. Marques Brownlee

    5.1 milyon takipçisi olan bu kanalda Marques Brownlee adlı teknoloji aşığı genç bir adam, düzenli olarak piyasaya sürülen teknolojik cihazların incelemesini yapıyor. Tabii 5 milyon takipçiye sahip olunca pek çok marka, ürünlerinin tanıtımını da bu kanala yaptırıyor. Hatta geçenlerde Tesla’nın son aracı Tesla Model 3’ü Youtube’da ilk kez Marques denemiş ve bu konu hakkında inceleme videosu çekmişti. Velhasıl, yeni çıkan telefonlar, laptoplar, bilgisayarlar, hoparlörler vs. hakkında sağlam ve detaylı inceleme videoları izlemekten keyif alıyorsanız bu kanalı mutlaka inceleyin.

    3. Casey Neistat

    Casey Neistat’ın 8 milyon takipçisi var. New York’ta yaşayan bu çılgın adam düzenli olarak vlog çekiyor, sürekli seyahat ediyor, takipçilerinden gelen onlarca hediyeyi olağanüstü ofisinde kendine has bir stille açıyor, yardım kampanyaları düzenliyor, kendi girişimleri hakkında konuşuyor, reklam çekiyor… Yapıyor da yapıyor adam. Onu en özel kılan şey ise olduğu gibi olması. Yani elbette içini bilemeyiz, ancak yine de Casey’in en rahat ve en doğal Youtube fenomenlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.

    4. KURCALA

    Ankara merkezli bir ekibin hazırladığı ve “Bilirkişi” gibi eğlenceli bir bölümün olduğu bu kanal skeç ağırlıklı diyebiliriz. İdeal ilişkinin sırları nelerdir? İŞKUR Youtuber eğitimlerine nasıl başvurulur? Diriliş Üniversitesi’ne girmek için hangi şartlar gereklidir? Keçiören’in tarihi ve doğal güzelleri nedir? Devlete nasıl kapak atılır? Tüm bu soruların yanıtını arıyorsanız KURCALA’yı takip etmelisiniz!

    5. Cep Hikayeleri

    Herkesin anlatılmaya değer bir hikayesi vardır şiarını benimseyen bu kanalda 60’dan fazla insan öyküsü mevcut. Her hafta yenilenen bu hikayelerde örneğin sanatçı C. M. Kösemen’in resim ve sürreal canlılarla olan ilişkisini, kurşun kalem ucunu oyarak harika mini heykeller yapan bir sanatçıyı, İstanbul’daki Yeni Moda Eczanesi’nin hikayesini izleyebilirsiniz. Oldukça başarılı bir sinematografiyle hazırlanan bu 2-3 dakikalık belgeseller insanlara olan inancınızı kuvvetlendirebilir!

    6. VICE

    VICE, esasında Kanada merkezli bir dergi. Ancak dergi işinin yanı sıra olağanüstü bir haber, kültür, sanat sitesi de aynı zamanda. Dünyanın pek çok bölgesine bizzat muhabirlerini göndererek keyifli dosyalar hazırlatan VICE, aynı zamanda yemek, ilişkiler, teknoloji gibi farklı alanlarda birbirinden keyifli işler üretiyor. Bir dalarsanız kendinizi kurtaramazsınız bu kanala.

    7. Slo Mo Guys

    Slo Mo Guys, kafayı ağır çekimle bozan bir kanal. İki kafadar acayip derece yüksek frame rate’e sahip bir kamerayla (Phantom Flex, yaklaşık 100.000 dolar) sürekli bir şeyleri patlıyorlar, bir şeyleri parçalıyorlar ve bu durumları slow motion bir biçimde yayınlıyorlar. Enteresan bir kafa, ne diyelim.

    8. Exploring Alternatives

    Hayatta kira ödemek, faturaları düşünmek, sabah işe gidip akşam TV izlerken uyuyakalmak dışında şeylerin de olduğunu mu düşünüyorsunuz? Karavanda minimal bir hayat sürüp ülkeyi ve dünyayı gezmek; aynı zamanda para kazanmaya devam etmek mi istiyorsunuz? Apartmandan bıktım, orman içinde tek göz bir evim olsa bile razıyım mı diyorsunuz? Hayatınızdaki fazlalıklardan kurtulup daha minimal bir hayat mı sürmek istiyorsunuz? Alternatifleri keşfetmek istiyorsanız bu kanal tam size göre.

    9. Yale Courses

    Dünyanın en prestijli üniversitelerinden biri olan Yale Üniversitesi’nde okutulan pek çok dersi Youtube’dan izleyebildiğinizi biliyor musunuz? Yani artık Yale’de verilen dersleri, evinizde otururken de takip edebilir, alanında en başarılı hocaların derslerine iştirak edebilirsiniz. Örneğin Yale Felsefe bölümünde verilen “Ölüm” adlı dersi izleyebilirsiniz. Bir dönem boyunca ölümün felsefe ve hayattaki yeri tartışılıyor bu derste. Oldukça ilgi çekici şeyler bulabilirsiniz bu kanalda.

    10. Açık Büfe

    Açık Büfe, BKM Mutfak tarafından desteklenen ve genç komedyenleri daha geniş kitlelere tanıtabilmek için kurulan bir platform ve Youtube kanalı.

    Özellikle Oktay ve Tuna’nın birlikte hazırladıkları “Amansız Övücüler” serisi karnınıza ağrılar sokabilir.

    Bonus: Emoji Crew

    Eee, şahane 10 Youtube kanalı sıraladık, tanıttık. Emoji Crew’in Youtube kanalından bahsetmesek olmazdı. Özellikle sık kullanılan emojilerin gündelik hayatta ne anlama geldiğini öğrenebileceğiniz, sitemizdeki içerikler hakkında keyifli videolar bulabileceğiniz bu kanal sizler tarafından takip edilmeyi hararetle bekliyor… ☺️

  • in

    Yok Artık! Asabiyim Cool

    Dünya Tarihindeki En Zenginlerden Rothschild Ailesinin En Karanlık Sırları

    Maskeli parti

    Dünyanın en zengin ailesi Rothschild’ler hakkında birçok teori okumak mümkün. Kimileri ailenin dünyayı yönettiğini iddia ediyor kimileri ise büyük devletleri kukla gibi oynattıklarını. Rothschild ailesi hakkında bilinenler kadar bilinmeyenlerin de fazla. Sizin için hazırladığımız bu liste Rothschild ailesinin en karanlık sırlarını gözler önüne serecek.

    1. Aile Geleneği Olmuş Ensest İlişkiler

    Rothschild Ailesi

    Rothschild ailesinin dünyanın en zengin ailesi olmak için hangi karanlık yollardan geçtiklerini bilmiyoruz ama en zengin ailesi olmak için yaptıkları insanın ağzını açık bırakacak cinsten. Rothschild’ler paranın aile içinde kalması için yıllardan beri aile dışı evliliklere izin vermiyor. Aile içinde kuzenler arası evlilikler son derece yaygın ve normal kabul ediliyor.

    2. Kanunların Üzerinde Yer Alma Gücü

    Kanun, hukuk

    Rothschild ailesinin liderlerinden Amschel Rothschild’un ” bir ülkenin ekonomisini kontrol edebiliyorsan o ülkedeki kanunların hiçbir önemi yoktur” dediği iddia edilir. Ailenin birçok faaliyetinin kanunların denetimi dışında tutulduğu sürekli gündemde tutulan bir iddiadır. Aile liderlerinin söylemlerine bakıldığında kendilerini kanunların üzerinde gördüklerini rahatlıkla anlayabiliriz. Rothschild’erin ekonomik gücü onlara o kadar büyük bir denetimsizlik gücü sağlıyor ki ailenin birçok faaliyeti tarihin tozlu sayfalarında aile sırrı olarak saklı kalabiliyor.

    3. Aile Yıllarca Altın Fiyatlarını Doğrudan Kontrol Etti

    Altınlar ve Rothschild aile reisi

    2004 yılında altın ticaretindeki faaliyetlerini Barclays’a bırakana kadar ailenin altın fiyatları üzerindeki büyük etkisi bilinmiyordu. 2004’te bu yetki devri yaşandığında bu yıla kadar uzun zaman boyunca ailenin dünyadaki altın fiyatlarını kontrol ettiği gerçeği de ortaya çıkmış oldu.

    4. Amerikan Merkez Bankası’nı Rothschildler Kontrol Ediyor

    Rothschild banka karteli

    Amerika Birleşik Devletleri’nde bağımsız bir kuruluş olan Amerikan Merkez Bankasının kontrolünde hem Rothschild ailesinin hem de Rockefeller ailesinin hala devam eden büyük etkilerinin olduğu açığı çıkan büyük sırlar arasında bulunuyor. Bu bankanın tek bir açıklamayla tüm dünya ekonomisine yön verdiğini düşünürsek, bu iki ailenin dünya ekonomisinde ne kadar söz sahibi olduğunu anlayabiliriz.

    5. Ailenin Şeytana Taptığı İddia Ediliyor

    Şeytanan tapma

    Ailenin malikanelerine giren insanların birçoğunun raporlarına yansıyan bilgiler aile bireylerinin satanist olduğu yönünde. Karanlık Lordun masası ve şeytana tapıldığına dair birçok iddia ailenin ismi geçtiğinde gündeme getiriliyor ancak bu bilginin doğrulanması tahmin edebileceğiniz üzere çok zor.

    6. Aile Gizli Topluluklarla Bağlantılı

    Illımunati

    Illuminati ve Masonlar gibi gizli topluluklarla ailenin bağlantıları yıllardan beri sürekli gündemde tutuluyor. Aile bu söylentileri yalanlamak bir yana bu bağlantıları doğrulayacak küçük ipuçlarını saklayamıyor bile. Özellikle 1. dünya savaşı sonrası imzalanan birçok gizli anlaşmada ailenin parmağının olduğu açığa çıkan aile sırları arasında bulunuyor.

    7. Dünya Savaşlarını Rothschild Ailesi Finanse Ediyor

    Rothschild Ailesi

    Ailenin dünyadaki toplam sermayenin yarısını kontrol ettiği bilinen ekonomik bir tespit ancak işin bilinmeyen kısmı ise geçmişten bugüne yaşanan birçok savaşın bu ailenin ekonomik çıkarlarına hizmet edecek şekilde finanse edildiği.

    8. Aile İlginç Partiler Düzenliyor

    Maskeli parti

    Ailenin düzenlediği kostüm partileri, parti davetiyeleri başlı başına izi sürülmesi gereken sırlar zinciri gibi. Parti davetiyeleri ayna olmadan okunamayan ters yazıyla yazılmış, birden fazla yüzlü maskelerle katılmak gerekiyor. Partilerden sızan haberler arasında ilginç hayvan konseptli kıyafetler ve parti yerleri de bulunuyor.

    9. En Zenginler Listelerinden Kaçıyorlar

    Rothschild ailesi aile fotoğrafı

    Aile dünyanın en varlıklı ailelerinden biri olmasına rağmen, hazırlanan listelerde bu aileden isimler görmek zor. Bunu sağlamak için çok sayıda yol kullanan ailenin sırlarından biri de bu. Ensest evlilikler yoluyla miraslarını küçük parçalara bölen aile aslında tek elden çok büyük bir sermayeyi kontrol ediyor ama bunu saklıyor. Ailenin en büyük sırlarından biri de servetlerinin gerçek miktarı.

Devamını Yükle
Congratulations. You've reached the end of the internet.