in

Tek Başına Seyahat Etmekten Korkanlara Özel: Yalnız Seyahat Etmek İçin 5 Neden

Yalnız seyahat etmek gözünüzü mü korkutuyor?

Korkutmasın!

Sizler için deneyimlerimden yola çıkarak 5 adımda neden yalnız seyahat etmeniz gerektiğini derledim.

1.Her Şeyin Kontrolü Sadece Sizin Elinizde

Kişisel gelişim kitabı kapak arkası yazısı gibi bir başlangıç yaptığım için hepinizden özür dilerim fakat ne yazık ki bu doğru. Daha önce birileriyle seyahate çıktıysanız bilirsiniz: sizin isteğiniz değil herkesin isteği önemlidir. Çoğu zaman istemediğiniz uzlaşmalarda bulunmak ve fedakarlıklar yapmak zorunda kalırsınız. Bunu yapmakta tabii ki sakınca yok ama kendi istediğiniz şeyi, kendi istediğiniz zaman, kendi istediğiniz şekilde yapabilmenin güzelliğini bi düşünsenize! Melek Yargıcı narsisizmimi mazur görün ama bir kez olsun yalnız seyahat edip özgürlüğünüzün tadını çıkardığınızda bana hak vereceğinizi biliyorum. En azından bir kısmınızın.

2.Daha Fazla İnsanla Tanışabilirsiniz

Biriyle seyahate çıkıyorsam tüm komik olmayan şakalarımı ona yapıyor, yorulduğumda ona sarılıyor, tüm turistik aktivitelere onunla katılıyor ve başka biriyle iletişim kurmaya bir kez olsun ihtiyaç duymuyorum. İhtiyaç duymamayı geçtim, istemiyorum da.

“Benim arkadaş kontenjanım dolu, teşekkürler” yazılı neon ışıklı bir tabelaya dönüşüyorum.

Ama yalnız gezerken bir noktadan sonra kendi kendime konuşmaktan sıkılmaya başlıyorum, biraz da başkalarına rahatsızlık vermek istiyorum. Ya da bazen kendimden sıkılmadığım halde sadece yeni insanlarla tanışmak, yeni hikayeler dinlemek istiyorum. Zaten diğer insanlar da sizi yalnız görünce daha kolay tanışma cesareti buluyor. Hostel lobisinde yalnız oturan birinin yanına gidip “ARKADAŞ OLALIM MI?” demek garip bir davranış değil, her backpacker’ın sorumluluğu.

3.Kendi Kendinizin Patronu Olmayı Öğreniyorsunuz

Dua Lipa şarkısı gibi bir başlık oldu, evet. Ancak, yalnız seyahat etmenin en acılı ve en keyifli kısmı benim için bu. Dünyanın en pısırık insanı bile olsanız yalnız seyahat etmek sizi döve döve Kadırgalı Seda Sayan haline getiriyor. Hasta mı oldunuz; annişkonuz gelip size mercimek çorbası yapmayacak.

Kendi kendinize annelik yapmak zorundasınız.

Kendinizi keyifsiz mi hissediyorsunuz; vallahi kendi kafanızı kendiniz okşamak zorundasınız. Pasaportunuz mu çalındı; tek başınıza halletmek zorundasınız, önce halledin sonra hala çok istiyorsanız kaldırıma çöküp ağlarsınız. Gece dışarı mı çıkıyorsunuz; ağzınızla içmek zorundasınız, sokakta sızarsanız kimse sizi taksiye bindirip evinize götürmeyecek. Böbreğinizi alırlar böbreğinizi. Kendi kendinize annelik yapmak zorundasınız.

Başta her yükü tek başına omuzlamak inanılmaz ağır geliyor ve ağlayarak eve dönmek istiyorsunuz. Ama sonra alışınca her şeyin üstesinden geliyorsunuz. Kendi kendinizle Sims oynadığınızı düşünürseniz epey keyifli.

4.Kendinizi Tanıyorsunuz

Evet, klişelerden hoşlanıyorum ve bunun için özür dilemeyi düşünmüyorum. Ve evet, çoğu klişe gibi bu da doğru.

Evdeyken O KADARRRRRRR ÇOK sorumluluğunuz var ki: para kazanmak zorundasınız, sigortalı iş bulmak zorundasınız, ailenizin ve toplumun beklentilerini karşılamak zorundasınız, sınavlardan iyi not almak zorundasınız, iş hayatını zaten allah kahretsin Açlık Oyunları gibi.

Bu kadar çok dert, tasa, sorumluluk varken insanın kendisine hayattan ne istediğini sorması ekmek yokken pasta yemek gibi. Çünkü önemli olan ne istediğiniz değil, ne yapmak zorunda olduğunuz. Şahsen, bu düşünceye katlanamadığım için seyahat ediyorum. Seyahat ederken hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz ve önemli olan tek şey ne istediğiniz ya da ne istemediğiniz. O yüzden kendiniz hakkında daha fazla fikir sahibi olup hiç bilmediğiniz yönlerinizi keşfedebiliyorsunuz.

Bunları yazarken ALLAHIM DÜNYANIN EN MÜTHİŞ HİSSİ diye bağırarak hostel lobisinde koşmaya başladım.

5.Dünyanın Neresine Giderseniz Gidin Yalnız Değilsiniz ve Evinizde Bile Olsanız Hep Yalnızsınız

Yine boyumdan büyük bir cümle kurdum ama sonuna dek arkasındayım. Yalnız gezmenin bir diğer süper tarafı da; diğer insanlara ve dış faktörlere dair beklentimi azaltması, kendi kendime yetebilmeyi öğrenmek ve kendimi olduğum gibi kabul etmek oldu. Çünkü yalnız gezerken yalnız olduğunuz gerçeğini GERÇEKTEN kabul edebiliyorsunuz.  Bunu kabul etmek de birçok açıdan kendinizi özgür bırakmak, olduğunuz kişi olmaya izin vermek ve diğer insanlara o kadar da bel bağlamamayı öğretiyor.

Bir yandan da dünyanın neresine giderseniz gidin, aynı dili konuşmasanız bile başınız sıkıştığında yardımınıza koşan insanlarla tanışıyorsunuz. Her yerde arkadaş edinebileceğinizi, her yerde aileniz olabileceğini öğrenmek yalnızlığınızdan daha az korkmanızı sağlıyor. Yalnızlığımdan ne kadar az korkarsam o kadar mutlu, özgüvenli, sevgi dolu ve daha az yalnız hissediyorum.

ÖLENE DEK YALNIZ SEYAHAT EDECEĞİM.😉

BEN KİMİM?

94 doğumlu bir Sinema mezunuyum. Hayatın filmlerdeki gibi olduğunu sanıyorum. Film yapacak para bulamadığım için seyahate çıkmaya karar verdim. Hem çalışıyorum hem geziyorum. Başka ne mi yapıyorum? Dönmemeye çalışıyorum.

Seyahat maceralarımı Instagram hesabmından takip edebilirsiniz. 😉

One Comment

Leave a Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Profesyonel ve Etkileyici Bir Instagram Sayfasına Sahip Olmak İçin Neler Yapmalısınız?

Pazar Köşesi (8-14 Ocak 2018)